Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Erol'ma
E….
Helenistik çağım,
kutsal Küdüsüm,
yoksul getom,
kefşedilmeyen çoğrafyam,
tufandan sonra elimde kalan son buğday tanem,
çağrılı olmayan konuğum,
aştığım sınır çizgim,
giz dünyam,
karanlık odam,
zulamdaki son kozum,
sana sunulmayı bekleyen avuçlarımdaki yüreğim,
yoksul geçmiş,
yoksun geleceğim,
her gün küllerinden yeniden yarattığım varlığım
SEN! Erol’um.. (...)
Aynur Sultan



