Aynı masa Şiiri - Gece Gözlü

Gece Gözlü
267

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Aynı masa


AYNI MASADA

Aynı masada kahve içerken,
hayalinle sohbet ettim sevgili...
Karşımda kimse yoktu aslında;
ama yokluğun, varlığından daha çok yer kaplıyordu.

Fincandan yükselen buhar,
sesine benzeyen cümleler çizdi havaya.
Ben sustukça sen konuştun;
insan, en çok özlediğinin sesini
kendi sessizliğinde duyar.

Bir yudum kahve aldım...
Acısı dilimde kaldı,
şeker, seni unutanların içeceğiydi;
ben hâlâ seni hatırlayan taraftaydım.

Masanın diğer sandalyesi boştu,
ama kalbim onu sana ayırmaktan
bir gün bile vazgeçmedi.
Garson, "Yanınız dolacak mı?" diye sordu.
Başımı eğip gülümsedim;
"Çoktan geldi," dedim içimden,
"yalnızca kimse göremiyor."

Kimi insanlar
bedenleriyle değil,
eksiklikleriyle oturur hayatımıza.
bazı sohbetler,
iki dudak arasında değil,
iki özlem arasında yaşanır.

Kahvem bitti...
Sen yine gitmedin.
insan, sevdiğini mezarlara değil,
en çok yarım kalan cümlelerine gömer.
tam kapıya yönelirken anladım...
Çoğu vedalar,
kapılar kapanınca başlamaz;
insan, sevdiğinin artık hiç gelmeyeceğini kabul ettiği gün
gerçek ayrılık sessizce içine yerleşir.

O masaya bir daha otururum belki...
Yine iki kahve söylerim.
Biri bana,
diğeri gelmeyeceğini bildiğim sana...
umut,
bazen aklın reddettiğini,
kalbin yıllarca bekletmesidir.
Zaman geçer...
Masalar değişir,
mevsimler eskir,
şehirler bile başka bir yüze bürünür.

gerçekten sevilen biri,
takvimden silinmez;
yalnızca insanın içinde,
adı konulamayan bir mevsime dönüşür.

artık biliyorum...
Aşk,
aynı yolda yürümek değilmiş.
Bazen,
aynı masada hiç oturamadan
bir ömür karşılıklı susabilmekmiş.
Şimdi geriye yalnızca boş bir fincan kaldı.
Dibinde telve değil,
söylenememiş cümleler var.
Belki bir gün
başka bir masada,
başka bir kahvede,
başka bir hayata başlarım.

seni...
Ne unuturum,
ne de beklerim.
Kimi insanlar,
kavuşmak için değil,
insana sevmeyi öğretmek için girer ömrüne.
son kez anladım ki;
Aynı masada içilen bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler.
Ben ise kırk yıllık hatırı,
hiç içemediğimiz kahveye borçlu kaldım.

Sen gelmedin...
Ama ben, yokluğunla dolu o sandalyeye bakarak
bir ömrü tükettim.
Şimdi ne o masa yerinde,
ne kahvenin sıcaklığı avuçlarımda...
Yalnızca içimde, adını hâlâ fısıldayan
inatçı bir sessizlik kaldı.

ben öğrendim sevgili...
Çoğu aşklar mutlu sonla değil,
insanın ruhunda ömür boyu kapanmayan bir iz bırakarak tamamlanır.
İşte bu yüzden,
bir gün yolun bir kahve kokusuna düşerse,
boş sandalyelere dikkat et...
Belki birinde ben oturuyorumdur;
karşımda yine sen varsındır.
Ve ben, herkesin "yalnız" dediği masada,
hayalinle sohbet etmeye devam ediyorumdur.

Gece Gözlü
Kayıt Tarihi : 31.07.2026 00:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!