Gülüm (2)
Adı sevdaysa bu ayrılığın
Kabulüm her cefasına
Hiç yoktan sevmeyi öğrendim
Kalbimin bir taş olmadığını
Gülüm (15)
Getirecektim sana
Okyanus mavisini
Baharın binbir neşeli yeşilliğini
Buğdayın suya hasret
Kalıp sap sarı tenini
Gülüm (16)
Dağlarına kar olmaz mıydım?
Kışlarına bahar olmaz mıydım?
Sana uzak
Senin gelmeni bekleyen diyar olmaz mıydım?
Sen isteseydin; senin için
Gülüm (17)
Arkasından koştukça sevdam büyüyor
Büyüdükçe başıma bela oluyor
Her gün biraz daha seni arıyor
Yıllar sonra bu şehirde seni soruyor
Hayaline kavuşuyorum Gülüm...
Gülüm (18)
Hayal edilecek
Yaşanılmamış bir his
Doyurulacak her sevdaya
Hasret kalmış bir açlık
Temiz bir dünya içinde
Bir gözlerin kalmış
Anılar gibi canlı
Birde sözlerin
Bugünlerin yarınları
İçten bir dua yakışırmış
Gülüm (10)
Bir asırlık
Yaşanması lazımdı bu sevda
Götürdü beni
Çaresizlik yoluna ne fayda
Sen bir ömürlük sevdanın
Vebalini yüklerken yüreğime
Ben senin için
Bin gün bir gül diktim yüreğime Gülüm
Sevdalar tomurcuklandı, filiz oldu ahımda
Gülüm (11)
Ve yorgun düştü hayatım
Kara günler
Sabret bir gün bitecek
Beyaz güller sade
Bin günde olsa, bir günde olsa
Gülüm (12)
Buralarda sensiz geçen günler
Sana hesap soracak bir gün
Çünkü ahından ölüyor
Bir mecnun her gün
Bu ayrılık değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!