Düşme aşkın ateşine yanarsın
Güle yanan bülbül âhufizârdır
Düşlerinde bilmem kime kanarsın
Karakışta doğan âhu fîzârdır
çığlık çığlık gözlerini aradığım günlerde
iklimini kaybettim
ölümün düştü avuçlarıma....
Geçitte pusu kurulur
Şimşek çakar
Kana belenir dağlar
Beyaz karlar üzeri can pazarına döner….
Can devrilir ana, dağ devrilir.
Kader alnımıza çizgiler çizer
Düşünce başta başa beladır
Bırak yolları DÖNÜŞ'e gider
Dönmeyen her arşın, ten kerbeladır
Eğilir boynumuz birtek rükûda
Dağlardan da vakur, dimdik başlıyız
Gökler ilk basamak bu ulvî yolda
Kötülere karşı çatık kaşlıyız
Kader rengini alsın topraktan
Göz önünde secde kılsın düşünce
''Dönüşler O'nadır'' berrak şafaktan
Diriliş ölümdür özden düşünce
...Ben Sana Mahkum Değilim...
Ne beni sana sürükleyecek kölelerin
Ne eteğine bağlı zincirlerim
Ben sana mahkum değilim..........
Düşlerinde yorgun bakışlı bir adam
Mecnun gibidir şu gönlüm
Ol kapıdan girmek ister
Yollarda konaklar ömrüm
Bilinmez'i bilmek ister
Ateşe girer sönerim
Gülü sümbülde bul, lalede kokla
Kardelenler gitsin kışlar üstüne
Tüm güzellikleri bülbülde topla
Gül kokusu gitsin dağlar üstüne
Açılsın geçitler, açılsın yollar
Kalabalıklarda kaybolmuşum
Yollar hep meçhule sürükler beni
Balçıklar benim güneşim sanki
Bu nasıl zamandır bu nasıl mekân
Ben nerdeyim ana tesbihim nerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!