Zaman bir sel gibi sürükler beni
Gayrı tutunucak bir dal ararım
Hasretlikler dipten körükler beni
Gönlüme su serpen bir kâl ararım
Uçanın kırıldı kolu kanadı
Öt ey garip bülbül öt, kavrulmaya devam et
Düşün ki sen ötmedin, gülde kalır mı kıymet!
Ne beni sana sürükleyecek kölelerin
Ne eteğine bağlı zincirlerim
Ben sana mahkum değilim..........
Düşlerinde yorgun bakışlı bir adam
Olmuş yada olmamış ölüm mü bana
ondandır
Siyah gözlerinin karanlığında
Korkutmuştur beni cinler periler
Ondan zordur dokunmak bakışlarına
Korkuyu solukluyor olmam ondadır
Sözümüz altındır susmamız altın
Bu has iklimleri gel gör de yaşa.
Yayla yollarında buluruz aşkı
Bu yeşil hayata gel gir de yaşa.
Gurbetler gurbeti hasreti yakar
Bir hayal ülkesi, varlık eğlence
Dokunmalar bile hiç yok gibidir
Her nutuk kafadan, sahte söylence
Yokluklar ülkesi, yok çok gibidir
Yük ağır olsa da değersiz yığın
Uçurum kenarında bir hayatın uşağı,
Tutunayım istedim saklı bakışlarına.
Sınırsız sevdalarla açılırken kapına,
Meçhul kırlangıçların ateşiyle kanadım.
Katılayım istedim derin akışlarına,
Uçurum kenarında bir hayatın uşağı…
Bu dünyada her gün, her gün bir dündür
Döndür Ya Rab bizi kıbleye döndür
Gerçekler gönüldür, gönüller güldür
Döndür Ya Rab bizi gerçeğe döndür
Elbette gizlidir vuslat ölümde
Alır başımı giderim, kimselere adres vermem
Yanlızlıktır dileklerim, kalabalık yere girmem.
Yarem olsa içten içe, ilaç merhem istemezem
Varsam takılsam bir hiçe, geri dönmek istemezem.
Her Gün Senindir Hocam
Anne babadan sonra ikinci durağımda
Ömrümün baharında dost bildim seni hocam
Sürüldüğüm bu yerde, şu dünya toprağında
Yolculukta rehberim, yoldaşımsın sen hocam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!