Susuyorum sana
Tutkulu lirik Ekimin sarı sıcağında
Sesimin deli yalnızlığı yazılır
Diretmişliğimle kol kola…
Karışır sancı
Rengi kaçmış harfler yatağına
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
(bir yere ulaşmak için yorulmak mıdır... acaba şiir diye bir soru aldım...)
şiirin yine kendi dünyasına uyan bir zaman anlayışı vardır...siz her ne kadar şiirin çerçevesine hapsolsanız da...bildiği bir yol vardır...şiirin...boyut ve anlam...o seviye de sadece şairinin hükmedebildiğine inandığı bir algılar ötesi dünyanın sentezlerine ulaşılmaktadır...ne kulağınız ne de gözleriniz gerçek şiirin algılanmasına maalesef yardımcı olmaz..e ne olur o zaman...kuralsızlık ve kaos...devrimler..isyanlar...ideolojik banyolar...peşpeşe bir duvarın tuğlaları gibi şiiri taşlamaya başlar...insanın ne aklından zoru vardır..ne de başka bir şey...bildiğiniz doğumlar artık yoktur...suni bir toplumun vatandaşları...asil bir sofranın eşsiz menüsüne bakarak...zamanın saniyelerine sığan bir arsız oburlukla şişmektedir..ve şiir sessizce kendi boyutundaki şairinin yeni macerasına tanıklık etmek üzere...bütün bildiklerini unutmaktadır...ve şimdi şöyle bir soru gelirse aklına insanın acaba nedir cevabı...diye düşünmeden bilmektedir şiir..çünkü şiirin kuvvetli hafızasında düşünceler yalnızca sizin için saklanmaktadır..sevgilerimle
hasan hüseyin tınıları... Hakkını vermiş tabi şair.
Nihayet.....
Saygı ile..
'Seçme Şiir' olarak görüşe sunulan 'Ay Perçemi Düşürdüğü Vakit' Başlıklı şiirden dolayı, editörümüze teşekkür ederiz.
Şairimiz Şükran AY, daha ilk satırlarda bu şiirin peçesini aralayış, şiirin güzel yüzünü belli etmiştir. Unutmadan hemen kutlamak istiyorum. İlginç buluşlardan bir kaçının tadına birlikte bakalım diyorum:
1) Diretmişliğimle kol kola.
2) Rengi kaçmış harfler yatağına.
3) Dün kusan serkeş gün doğumları.
4) Bilenmiş sabır havzasında nefeslenir.
Bu güzel şiire, antoloji.com'da kayıtlı, 'Kıbrıs Önlerinde' başlıklı şiirimle eşlik etmek istiyorum:
'Kardaşım!
......diyordu son mektubunda,
'Kardaşım burada ölüm
'Herkesle selamlaşıyor;
'Gülen güllerin yanağıyla
'Hoyrat kırbaçlar öpüşüyor.
Birden
Pehlivanca gerildi göğsüm
Şimşekleşti gözlerim.
Avuçlarımda ezildi dağlar,
Gökleri parçaladı kanadım.
Denizi yırtan güneşe
Yeminle eğildi başım:
Ben İzmir Efesi,
Ben Karadeniz Uşağı,
Ben Erzurum Dadaşı
ve ben
Barışla nikahlı savaşım!
*Nadir ŞENER HATUNOĞLU: matematikçi-bilim uzmanı*
ÖNCELİKLE ŞUNU BELİRTEYİM Kİ
KİM BU ŞİİRE DÜŞÜK PUAN VEYA
PUANLAR VERDİLERSE BEN ŞAHSEN
ONLARIN ŞİİR BİLGİLERİNDEN ŞÜPHELİYİM
BEN HELALİNDEN
ANAMIN AK SÜTÜ GİBİ +10 PUAN VERDİM BİLE
GÜNÜN ŞİİRİ olmayı hak edecek mükemmel dizeler
yazan ve seçen yürekleri kutlarım
Yataklı vagonunda uyurken
Kaç çoban kavalı duydum
Kaç bağı, bostanı
Mavinin en koyusundan açığını saydım
KAÇ ŞAİR KALDI KALEMİNİ BÖYLE
USTACA KONUŞTURABİLEN
KALEMİ İLE YÜREĞİNİ BÜTÜNLEŞTİREBİLEN
KUTLARIM ŞÜKRAN HANIM
YAZMAK SANA HERKESTEN ÇOK YAKIŞIYOR
Şiir okuyucuyu, çok boyutları olan fakat bünyesinde – bence özellikle şairin kendine has – bir bütünü oluşturan duyguyu sürüklüyor. Ancak hemen başta diyelim şiir de işlenen tema ya da özde eger okuyucu kendini buluyorsa işte o şiir şairi de aşıp okuyucunun ve halkın şiiri olur. Şiirin bu kuralı olmazsa olmazdır.
Bu şiir azıcık okuyucunun onda kendini bulmaya his verse de özellikle dediğimiz gibi kendine ve özleminde ki aşkına hitap ediyor algısı bende kuvvetli.
Şairliğimizin ´normal´ olan kavramdan haraketle evet hangi yürekte ve beyinde ´normal´ olan şair ya da insan gizeminde erişemediği, ya da terk etmiş olupta hasret duymadığı, özlemine yanmadığı yâri, aşkı, sevgilisi ve can ile cananı yoktur ki?
Genelde bu herkesde vardır. Sevgli..eş hayatı..ve evlilik..ne olursa olsun ya çocukluğunuzdan ya da ergrenliğinizden bir vurulduğunuz gizeminizde ya da bilinç altınızda yatar.. Ta ki kendinizi yanlız hissettiğiniz..sevgiye…ilgiye şiddetli gereksinim duyduğunuzda bu ilgi bilinç üsüne ya da ilhama vurur..insanı..şairi..
Evet şiirin içeriğine bu bakışla..herkesin şiiri olmaya aday ..gibi karşımızda duruyor ancak..şairlere yazılmış bir şiir..okuycusuna erişmez..ulaşmaz..
Tekiniki açıdan ‘susuyorum’ gibi sözcükler sık sık kullanılmış..gerek var mi? Bilemem..
Ayrıca şiir şu yönüyle de kalitesinin hakkını almalı diye düşünüyorum Şöyle ki.. : Dizginle Korkunu adlı şiirimden:
“ Yürek, baş, kol senin.
Duyumsa, kullan dümen elinde.
Ölümünden başka görmediğin kalmadı.
Dizginle korkunu, mezar senin!”
...
Şairimiz ne diyor:
“Aşkta susma özgürlüklü
Gize boyanarak
Çıkardım içimi kendimden
Soydum ruhumu bedenimden”
Bunlarda demem o ki şair şiirine hakim ve özgüven içinde..Doğrusu pek olumlu gördüğüm bir nitelik..
Saygıyla..
Milletçe huzura hasret yaşarken, huzurumuza huzursuzluk demleyenleri alkışlayıp tebrik edemeyeceğim doğrusu!
Herkese hayırlı çalışmalar.
şiirin kendine has bir yüzü vardır…ve bir şiirin şiir olup olmamak gibi bir kaygısı yoktur…
çünkü şiir şairine öyle bir özgürlük kapısı açar ki…olmadığınız kadar hürsünüzdür onun topraklarında…ve hiç kimse sizin şiirinize bakarak,,,şair olup olmadığınıza karar veremez…(diyebilirler…sorgulayabilirler) …amma velakin şairsiniz veya değilsiniz
diyemezler… diyorlar ise bir yanlış işle meşguldürler demektir… Ve kaale almamak gerekir…
Peki, bununla ne demek istiyoruz… insan ruhunun en yakın olduğu bir yüzdür şiir… nefes almaktan tutun… acılarınız ve aşklarınız sadece şiirle tanışır ve en iyi onu tanırlar… hal böyle olunca… evren zaten şiirin topraklarında yer almaktadır… yani yüz yüzesinizdir şiirle…
Ama şiir sizi ne kadar tanırsa tanısın… Sizin cümlelerinizde de yer almak ister. O zaman şairlerin şiirle mesaisi resmi ve gayrı resmi olarak başlar… Oldukça gayret ve yürek isteyen bir beraberliktir bu… Tarzınız sizsinizdir… şiirin dilini bir keşif çalışmasıdır bu… öyleyse bize kendini sevdirmiş olan şairler… Bu keşfin en azimli kaşifleridir…Sadece hayran olduğumuz… Sadece beğendiğimiz… ve sadece sevmediğimiz… sadece tanımadığımız… sadece anlamadığımız şairler vardır… Kimi şairler sevmek üzerine kurulu hiç bitmeyen bir savaşın şiirlerini yazmak ister… kimisi bu savaşın bilinen nedenleri üzerine düşer şiirinin peşine… kimi şiiri gerçek anlamda tanımadığı halde en yakın arkadaşı olmanın şiirlerini yazar… bazısı şiirin hakim kulvarından çıkıp… sahipsiz topraklardaki katliamın şiirlerini yazar… gördüğünüz gibi… şiir hepinize ihtiyaç duyacak kadar mütevazıdır… size şair olmadığınızı söyleyenlere kırmadan gülümsemeyi esirgemeyiniz…
o halde şiirlerin gerçek duruşu sadece zamanın yetki alanına girer...ve zaman sevdiği şairlerin şiirlerini her yere yanında taşır...ona elbette rastlayacaksınız...bazen bir cümle kapısı girişinde..bazende...kalabalıkların en ıssız sayfalarında...sevgilerimle
'herkesin bir uzağı vardır' demişti Arzu Ayçiçek...ne kadar doğruydu!..arasında okyanus olan iki kıyının erişilmezliğine gönderilmiş olan bu saptama;belki de aşkın en güzel tarifiydi...evet,herkesin bir uzağı vardır sonuçta ki,yazılan çizilen ne varsa o uzak içindir bana kalırsa...yoksa ne şiir olurdu ortada,ne de leylali bir aşk!..kupkuru kalırdı insanoğlu...
'su/suyorum' demiş sevgili Ay,hem de ekimde...bir sonbahar aşkı olmalı bu:)))yoksa ekim ayında yağmurlar yağar,mantarlar çıkar,nemli nemli olur kokar hava. yine de olsun,susamak gerçeğin dışına taşan bir ihtiyaçtır bence...tüm canlılara Tanrı'nın bahşettiği bir su/suzluktur bu diyerek kutluyorum sevgilerimle...
'ah bu masal
birimizindi
ikimizindi
hepimizindi
hiçbirimizindi aslında
bir türlü sahiplenemedik onu
uzaklar kadar.....'(Boya'dan-T.A)
'oysa aşktı
temmuzdu biraz yaşamak istediğim
şimdi ise
ağustosa kaldı
seninle beraber
kırmızı erikleri toplama hevesim.'(Krizantem Mevsim'den-T.A)
Müthiş...
Geçekten harika bir şiir
O Kadar güzel yakışmış ki güne..
Tebrik ederim şiiri şairi ve seçki kurulunu
Saygımla
Bu şiir ile ilgili 26 tane yorum bulunmakta