Eğer mülkiyetçi sistem herkesin mülk sahibi olmasını isteseydi zaten kolektif alandan çıkmak istemezdi! Değil mi? Bu söylemler mülk sahiplerinin saltanatını sürdürmeleri için hileci maliklerin istediği biçimde olan söylemlerdir. Kimi kutsal ifadeler aşağıda.
Bu inanaç “üzerinize olan nimetlerimi anın”derken; mülkü, rızkı ben veriyorsam sizin üzerinize taat, itaat, teslimiyet, boyun eğdirme gibi türlü tasarrufum ve himayem var denmesinin inandırmasıydı.
Avram veya Abram, mülkün kendisine ait olduğunu ispat için “El ‘i şahit” gösteriyordu. “El bana şahittir. El ‘in şahitliği bana yeter” diyordu.
Sanki durum böyleymiş gibi El köleci izanı pekiştirmek için de “sizi biraz korku ve açlıkla, biraz canlardan mallardan ürünlerden eksilterek yoklukla sınarız” diyecekti.
Mülk sahibinin; ister rahimlere düşen tohumun olsun, ister toprağa düşen tohumun olsun köleler üzerinde daima İLK ÜRÜN HAKKI vardır. Çocukların da baba mirası üzerinde İLK OĞULLUK hakkı vardı.
Nitekim mülk sahibi derebeyler yüzyıllardır himayesindeki kişileri sömürmesi yetmezmiş gibi ilk gece hakkı olarak ürün gördüğü bekaretleri de bozmuştur.
Günümüzde bile bir şirket sahibi "nafakasını yani maaşını verdiğim kadın, benim cariyemdir (seks kölemdir)” dememiş miydi?
Bu sistemin temel felsefesi ve temel amacı mülk sahibinin mülki korkularından ötürü insanları tam bir kontrol altına almaktır. "İçinizde geçeni bilirim" der.
“Şah damarınızdan yakınım” der. Bu sözler tahakkümü size ilklerinize kadar duyurur. Öyle ki "siz yalnızken bile ben ikinciniz im" der. Ben hep sizin yanınızdayım diyerek bu sözlerle insanı her alanda kuşatıp, zaptı rapt altına alır.
Mülk sahibi kontrolcü bir amaca odaklandığı için ve sizler de imanınızdan olmamak için sorgulamıyordunuz. Tuvalet yapan kişinin yanında “her yerde o kişinin ikincisi olmanın” izahını açıklayamamayı düşünememiştiniz bile.
Yukarıdan beri anlaşılacağı gibi artık yeni aidiyet mülk sahibine bağ aidiyettir. Köleci iman aidiyetidir. İman aidiyeti; “Atalarımız Yakup 'un, İshak ın İbrahim 'in El 'i olan Rab be tabiyiz” diyerek köleci tabiiyeti ortaya koyar. Burada kolektif bağ iman bağına dönüşür. Kolektif bilinç, iman bilinçsizliğine dönüşür.
El kendisini önce "dağlar tanrısı El Şadayım" "Şadday dağının sahibiyim" diye tanıtır. Ve böylece El; mülkün sahibi El olarak, "El Şadday" diye tanınır.
El mülk sahibi olarak tanındıktan sonra kendisini silsile yoluyla atanız İbrahim' in, İshak ’ın Yakup 'un da rabbi olanım der.
Böylece El, nesil illiyet bağı üzerinde kişi tanrısı olmaktan da çıkar. Birçok kişinin geçmişe dönük "Babanız İbrahim 'in, İshak 'nı, Yakup 'un Rabb iyim diyen inanma tanıklığını ortaya koydu.
İnanç tanıklığıyla El kendi bidayetini İbrahim 'e kadar götüren bir başlangıç noktası oluşur; İbrahim 'e kadar olan geçmiş zamanları millet olmayla izah eder.
Zaten Abram adı da RAB BEL veya RABB EL tarafından değiştirilir. "Seni milletlerin babası yapacağım. Bundan sonra sen milletin babası Abraham diye çağrılacaksın (İbrahim diye anılacaksın" demekle Abram adı Abraham olmuştu (İbrahim olmuştu).
Bayram KayaKayıt Tarihi : 31.1.2026 07:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!