Ecmel…
Günahlarımın tövbeleri,
Ömrümün âhireti kadarsın…
Kuş tüyünden bir kalem,
Göğün sûreti kadarsın…
Yalnızlığın kalabalığında
Bugün dertliyim, bugünlerim dertli.
Kapattım kendimi çilehâneye…
Kirli aynalarda ölüm suretli
Bakışlarım kaldı benden geriye…
Çilehâne halkı pek çilelidir
Bir şiirden hâllicedir hâllerin.
Dizelerin beni dize getirdi.
Efsunlanmış gözlerinde en derin
Bakışların beni göze getirdi.
Konuşamam, lâl olur kelimeler,
Boyayalım duvarları,
sokakları baştan uca
sen aşkı yaşat en cüretkar renklerde
ben ayrılığı öldüreyim boyumuzca harflerle
ne dersin, çok mu genciz bu ihtiyar dünya için?
Ya da boşver
Kalkalım gayri hayat sofrasından
Hesabı isteyip, kaçıp gidelim…
Âb-ı hayat dolu ecel tasından
Gelin, kana kana içip gidelim…
Çok oturduk sanki bu fâni yerde
biliyorum
senin içinde bir 'ben' saklı
ama o 'ben'
bana yasaklı...
ve biliyor musun
Günbatımına bakan bir pencerem
soğuğa açılan bir kapım
yüzükoyun hıçkıran bir ruhum var.
ne pencerem,
ne kapım,
ne de ruhum;
Sabahla başlıyor her şey
Sabahla da bitiyor.
Şu kocamış gökyüzü,
Şu taze gelincik deniz
ve şu bahar çiçekleri...
Sabahla başlıyor işte.
Zinciri atmış yürümüyor günlerim
hayat denen yokuşta bir başımayım
biri de demiyor ki elimden tutup
üşürsün burada, gel götüreyim.
yaşamak seyretmektir; hayatı,
çocukların düşüp de dizlerini kanatışını,
acısını unutup topa koşuşunu,
batmadan güneş evde oluşunu
yaşamak bir seyrüseferdir tek yöne.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!