ölü deriz olur, yeri topraktır,
her kes bilir canı çıkmış mevtadır.
lakin yaşayıp ta ölü olanın,
ihaneti dağ başından büyüktür.
hiç düşünmez bu hallere gelişini,
dün gece uğradım bir dostun düğününe,
birden bire götürdü yıllar öteye beni.
sen geldin aklıma, aradı gözler seni,
gece boyunca evlat, hep seni bekledim.
düğününü hatırladım, orada buldum kendimi,
Pencere Altında
bazen bir pencere altında durup,
içeriyi seyretmek istiyorum
siyahın beyazına.karışarak,
kaybolmak istiyorum.
yagmurların yagmasını dileyip,
Bu bakışlar, bu çiçekler
iltifat ve göz süzmeler,
sanma ki sana,
az kaldı,
sana da geliyor sırası,
tozlanan resimler gibi,
ne gecenin sessizligini
loş ışıklı gece lambalarını
aglayan bebekleri,
acı çeken insanları
kaldırımlardaki isimsiz feryatları
sevmedimki, sen gidince.
sevda denen duyguya ihtiyacım var iken
inanmış gülüşüne,kanmıştım gözlerine.
hiç görmemiştim ki ben, başka gözlerde beni,
yaprakların rengini sarı bilirdim sarı.
hele ki yıllar sonra, gelen o dokunuşlar,
sanki uzun bir rüya,birden uyanıyorum,
her şey boş, her şey hayal, yoktun artık yanımda.
işte o an anladım, oynadıgın oyunu,
çaresi yok,incinen gururumla kaldım ben.
yaptığın alçaklıktı, tarifi yok ki bunun,
başka kollara gitmen,neydi kaçış sebebin.
oturu kahvede içer çayını
yan gelir yatar bekler karısını
vatanmış milletmişl bayrakmış
onun derdi sadece bedavadan gelsin aşı dır
anlamak istemez cahilim der
bedava gelince baba mezarı bile yer
ben seni öyle sevmiştim ki,
dört dörtlüktü sevdam.
gecenin gündüzü sevmesi gibi,
sultanın yurdunu sevmesi gibi
fatihin İstanbul sevdası gibi
ATAM ın yurduna olan sevdası gibi
Sen Türk Degilsin
olsada kaşların,gözlerin kara
ten yanıklığın benzese bana,
Türk değilsin sen,Türk olamazsın
Türk olsan vurmazsın Türkü arkadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!