Geceye İnen Tokat
gün, geceye devrederken nöbeti,
telaşiı ayak sesleri azalmakta.
yavaş, yavaş çoğalmakta dır,
gecenin ayak sesleri,
gecenin asi ve şuh çığlıklarıyla.
gece, geldin yine haşmetinle,
kapattın tüm alemi siyahi renginle.
sanmaki aglayacak bu gecede gözlerim,
sızlamayacak artık sol tarafımdaki agrım.
Görürüm
bazen terk edilmiş aşıklar görürüm,
aklıma ben gelirim,
içim yanar,
gözlerim dolar,
düğümlenir boğazım,
esrik gecelerin parçalanan karanlıkları için,
yüregimdeki kurşun yarasıyla tırmanmam,
gökyüzüne yamayı yapıştırmaya.
varsın aksın namusu üç kuruşa satılan gecelerin.
yagmur yagar,güneş sarar etrafı,
binbir çeşit çiçek açar, koku yayar etrafa.
birbirine sevdalanır, ulu daglar sırt sırta.
gözlerinle degil, yüregin le sev dagları.
açar yaprak, gün yeşile dönerken,
düşer yaprak, kırılır dal, gün geceye dönerken,
hiç döküldümü gözyaşlarınız
dökülmediyse bi düşünün.
içten
beraber aglamaktaki tatlılık kadar hiçbir şey
kalpleri birbirine baglayamaz.
ben düşünüyorum.
gelirken, gec kalma biraz erken gel,
ay dogmadan önce, sen dog odama
unutma herşeyini yanında getir,
yalnız dudaklarını sakın getirme.
dayanamam bilirsin o dudaklara,
dört dörtlük sevdam
ben seni öyle sevmiştim ki,
dört dörtlüktü sevdam.
gecenin gündüzü sevmesi gibi,
sultanın yurdunu sevmesi gibi
işte,bırakıp gittin, kışa büründü bahar,
donmaya hazır yürek,aglamaya ne gerek.
tek tek dökülür yaprak, çiçeğe ne gerek var,
bırakıp gittin işte, dönüşün neye yarar.
ağustoslar kurudu, hazana ne gerek var,
hatırlarmısın yar
yarın doğum günüm benim.
ilk defa sensiz geçecek,
ilk defa kutlamayacagım.
her doğum günümde,
bazen unuturdun, hatırlatırdım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!