Küllerle mühürledim zarfları,
postacı çoktan terk etmişti şehri.
Adres sormuyordu artık kimse,
çünkü herkes biraz yanlıştı,
biraz yarım, biraz gitti.
Geceyi ateşe verdim sonra
okunsun diye değil,
anlaşılsın diye hiç değil
yalnızca harfler üşümesin diye.
Her mektupta başka bir yüzün izi:
biri çocukluğum,
biri sürgün bir sabahın paslı kapısı,
biri adını anmaya korktuğum
o eski ülke.
Yandıkça çoğaldı cümleler,
kömür karası bir alfabe kuruldu içimde.
Sessizlik bile konuşmayı öğrendi,
dilini ateşte bileyerek.
Ey gecenin uzun mahkemesi,
ben bütün suçumu itiraf ettim:
Sevmeyi gizledim,
unutmayı beceremedim,
ve her gidişi bir yangın saydım.
Şimdi rüzgâr dağıtıyor mektupları
kimini dağlara,
kimini denizin tuzlu alnına.
Belki hiçbir yere varmayacaklar
ama ateş bilir yolunu:
Karanlıktan geçer,
külü eker,
ve bir gün
yeniden harf olur
bir çocuğun avucunda.
Burhan GÜLER
Kayıt Tarihi : 5.2.2026 23:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!