Feleğin kahrını süzüp kadehten,
İçtiğim dert değil, aslan sütüdür.
Vazgeçip dünyada her türlü dertten,
Seçtiğim dert değil, aslan sütüdür.
Yurt sevgisi akar beyaz buğudan,
Uyanır bu millet sanki uykudan.
Gurbetin elinde, zalim korkudan,
Kaçtığım dert değil, aslan sütüdür.
Gönül defteridir, silinmez izler,
Baba’nın sesinde saklıdır gizler.
Gülsün diye artık ağlayan yüzler,
Saçtığım dert değil, aslan sütüdür.
"Değme Tabip”der, inler bu masa,
Uğramaz buraya kederle tasa.
Birleşir canlar bak, her neyse yasa,
Açtığım dert değil, aslan sütüdür.
Türk’ü de, Kürt’ü de bir can burada,
Bulunmaz hiçbir an yalan burada.
Mahsuni yürekte kalan burada,
Biçtiğim dert değil, aslan sütüdür.
Şiirle yıkanır hamsinin tadı,
Sofrada yazılır vefanın adı.
Sussun artık dünyanın bitmez feryadı,
Geçtiğim dert değil, aslan sütüdür.
Sakinin elinde sihirli eldir
Kırklarda meşkin ezildiği serdir
Hünkarın dergahta sunduğu demdir
Kandığım su değil aslan sütüdür
Yolcu’yum, yarama merhem sürmedim,
KALEMSİZ ŞAİR’im, dünü yermedim.
Ben bu gizli sırra sensiz ermedim,
İçtiğim dert değil, aslan sütüdür.
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 00:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!