Gönül bahçesine bir ateş düştü,
Yandı bütün ömrüm, kül oldu gitti.
Akıl bu sevdayla şaşırdı, şaştı,
Bütün yollar sana kul oldu gitti.
. . Gözlerin ufkumda parlayan hilal, Sensiz bu dünyada her nefes hayal.
Dudağından dökülen her kelam helal,
Lal olan dillerim bülbül oldu gitti.
. . Bir bakışın yetti, eridi dağlar,
Seninle yeşerdi kurumuş bağlar.
Hasretin kalbimi derinden dağlar,
Gözümün yaşları sel oldu gitti.
. Ne şöhret isterim ne saray, ne taht,
Seninle yazılmış en güzel bu baht.
Ölüm bile gelse yıkılmaz bu ahit,
Bu can senin için yol oldu gitti.
. . . Aylar yıla döndü, yollar yoruldu,
Seni sora sora diller yoruldu.
Çağlayan şu gönlüm dindi, duruldu,
Akan gözyaşlarım göl oldu gitti.
. . Kader diye yazdım seni alnıma,
Gözlerinin rengi sindi canıma.
Sen yoksan baharlar gelmez yanıma,
Ömrümün bağları çöl oldu gitti.
. . . Adını anınca titrer bu teller,
Varsın deli desin bilmeyen eller.
Bizim sevdamızı konuşsun diller,
Aşkımız dillere tel oldu gitti.
. . . . Kefenim biçilse senin elinden,
Bir sitem yükselmez bu can dilinden.
Ölüm bile korkar aşkın selinden,
Toprağım tenine kul oldu gitti.
Kayıt Tarihi : 14.10.2026 03:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!