Yine akşam oldu bak
Zifiri karanlık her yer dünyam gibi
Sadece gökyüzünü görebiliyorum
Orasıda karanlık olacak ama
Senin için tuttuğum yıldız var orda
Dalıp seni seyrederken böyle
Geçmişin özeleştiriside yapılıyor kafamda
Kemirir hayatımdaki yanlışlıklar bedenimi
Hangi yanlış diğerinden daha büyük diye
Hep sürgünlerle geçti ömrüm
Okulda sürgün
Askerde sürgün
İşte sürgün
Hayat’ta sürgün
Gülmede bile sürgün yemişim
En zoru ise sevda’da sürgün
Ben ne zaman vuracağım
Kahpe dünya’nın kahkaha dolu karnına
Topuklarımdaki mahmuzlarımı?
Bir bilene sormak istiyorum
Nerede bu sevda ovası?
Nerede bu aşk tarlası?
Bu güne kadar geçtiğim yerleri
Deve sırtında geçmişim
Ayaklarım aşk toprağına değmeden
Bende istiyorum artık
Aşk denilen deryada çamurdan adam olmayı.
17/01/2011
Ya tabe mlogo volim
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta