Düşünüyorum seni—
öyleyse bir yerlerde var olmalısın,
ya da en azından
benim bilincimde zorunlu bir ihtimal olarak.
Aşk
Mutluyum, çünkü bu özlem
acı üretmiyor;
var olma kudretimi artırıyor.
Seni beklemek,
kendi varlığımı daha dikkatle
kurmamı sağlıyor.
Aşk
Zaman lineer değil artık.
Geçmiş, şimdi ve gelecek
aynı cümlede yan yana duruyor.
Belki de aşk, sonsuzluğun
kalpteki karşılığıdır.
Aşk
Şunu biliyorum:
Eğer bir gün karşılaşırsak,
bu bir rastlantı olmayacak.
İki düşüncenin,
aynı hakikatte
kesişmesi olacak.
Aşk
Bazı duyguların adı yok,
çünkü henüz kimse
onları tam olarak yaşamadı.
Ben şimdi onlardan birindeyim—
ne sevinç, ne hüzün;
ikisinin arasında berrak bir bilinç.
Aşk
Seni özlemek,
bir kişiyi çağırmak değil artık;
bir ihtimali açık tutmak.
Kapıyı kilitlememek.
Aşk
Bazen kalbim
kendi üzerine düşünen zihin gibi davranıyor.
“Neyi bekliyorsun?” diye soruyor.
Cevap gelmiyor.
Ama sessizlik ikna edici.
Aşk
Bir duygu var, adını koyamıyorum.
Ne sevinçtir ne hüzün,
daha çok bir eşiğe benzer—
içeri girmeden önce durulan,
geri dönmenin de mümkün olmadığı.
Aşk
Bu sabah içimde
çözülmemiş bir denklemle uyandım.
Ne bilinmeyen korkutucu
ne sonuç acil.
Sadece merak uyandıran.
Aşk
Seni özlemek,
bir cevabı aramak değil;
sorunun kendisini sevmek artık.
“Olursa ne olur?”dan çok
“Olurken kim olurum?” diye düşünmek.
Aşk
Açık Bir Denklem
Bu sabah içimde
çözülmemiş bir denklemle uyandım.
Ne bilinmeyen korkutucu
ne sonuç acil.
Sadece merak uyandıran.
Seni özlemek,
bir cevabı aramak değil;
sorunun kendisini sevmek artık.
“Olursa ne olur?”dan çok
“Olurken kim olurum?” diye düşünmek.
Zaman bu kez öğretmen değil,
sadece tanık.
Günler geçiyor ama acele yok,
çünkü bu duygu
ilerlemek zorunda değil.
Mutluyum,
çünkü içimdeki bu hâl
beni daha dikkatli,
daha yumuşak yapıyor.
Sanki dünya,
ilk kez bana açıklama borçlu değil.
Belki aşk,
birine varmak değil;
insanın kendi düşüncesini
açık bırakma cesaretidir.
Aşk
Zaman bu kez öğretmen değil,
sadece tanık.
Günler geçiyor ama acele yok,
çünkü bu duygu
ilerlemek zorunda değil.
Mutluyum,
çünkü içimdeki bu hâl
beni daha dikkatli,
daha yumuşak yapıyor.
Sanki dünya,
ilk kez bana açıklama borçlu değil.
Belki aşk,
birine varmak değil;
insanın kendi düşüncesini
açık bırakma cesaretidir.
Aşk
Bir yerde,
aynı anda kalbini tutan biri daha var.
Ne adını biliyorum
ne hikâyesini.
Ama hissini tanıyorum.
Aşk
Seni özlemek,
bir kişiden taşan bir şey artık;
insan olmanın ortak sızısı
ve aynı zamanda ortak umudu.
Dünyanın neresinde olursak olalım
aynı anda iç çekiyoruz belki.
Aşk
Bu duygu ne bana ait
ne sana.
Zamanın, dilin, inancın
üzerinden atlayarak geliyor.
O yüzden tanıdık.
Aşk
Diller farklı, yollar uzun,
zaman bazen sert.
Ama umut,
her yerde aynı kelimeyi seçiyor:
“Devam.”
Aşk
Seni özlemek,
yokluğuna üzülmek değil;
geleceğin varlığına inanmak.
Henüz yaşanmamış bir günün
içimde şimdiden sıcak olması.
Aşk
Bu umut,
ne kör bir iyimserlik
ne de acıyı inkâr eden bir teselli.
Daha çok,
var olmaya yönelen
sessiz bir güç.
Aşk
Dünya karmaşık,
bunu inkâr etmiyorum.
Ama tam da bu yüzden
umut basit bir şey:
Sabah uyanmak,
ve vazgeçmemek.
Aşk
Bu umut,
ilerlemeci bir masal değil.
Ne tarihin zorunlu iyiliği
ne de tesellinin kolay yolu.
Daha çok,
insanın kendine sorduğu
dürüst bir soru:
“Devam edebilir miyim?”
Aşk
Mutluyum,
çünkü bu duygu beni uyuşturmuyor.
Aksine,
dikkat kesilmemi sağlıyor.
Sevmenin,
bilinçli bir eylem
olabileceğini hatırlatıyor.
Aşk
Seni özlemek,
bir bireyi istemek olmaktan çıktı;
varoluşun eksik bıraktığı
boşluğu düşünmek gibi.
Orada oluşunu,
adını koymadan hissetmek.
Aşk
Seni özlemek,
artık bir yüzü aramak değil;
hayatın içinde
yer açmak.
Henüz gelmemiş olana
“Buyur” demek.
Aşk
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 14:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!