Aşk-ı Hakiki Şiiri - Fırat Bilgin 2

Fırat Bilgin 2
259

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Aşk-ı Hakiki


AŞK-I HAKİKİ

Ezel aynasında tecelli etti asar-ı kudret,

Vehim perdesi kalktı, inkişaf etti vahdet.

Gördü akıl ki mâsivâ bir gölge-i zâil,

Zât-ı Bâkî’dir ancak, her mevcuda tek fail.

"Ben" diyen o enaniyet, bir hat-tı mevhum,

Samedaniyet tecellisinde mahvolur malum.

Ne isim kalır baki, ne bir suret-i muvakkat,

Kâinat bir tecelligâh, varlık ise bir saat.

Kesret dedikleri, bir cilve-i Esma-i Hüsna,

Vahdet denizinde zerre, bir rüya-yı bî-mâna.

Uyanınca kalb-i mü'min, sükût eder o çokluk,

Anlar ki Hak’tan gayrı her bir varlık bir yokluk.

Akıl hududunu bilip aczine secde etti,

Hikmet-i Kur’aniye geldi, felsefe bitti.

En yüce inkişafı, fena fi’l-Mabud olmak;

Teslim olup nizama, o Dargâh’a yol bulmak.

Nefs-i emmare vehmiyle sarılır bu cihana,

Zanneder ki müstakil, kuldur geçici ana.

Oysa yokluk, imkânın aynasıdır safi,

Tecelli-i zata karşı bir faqr-ı tam kafi.

Aşk-ı hakiki geldi, yaktı "benim" diyen varı,

Söndürdü enaniyet denilen o nârı.

Kalan yalnız O’dur, O’nun esmasıdır baki,

Sunar marifet kadehinden kevserini Saki.

Ne cennet sevdası, ne de cehennem korkusu,

Gönle doldu ezelden ihlasın kudsî kokusu.

Rıza-yı İlahîdir matlubun en âlisi,

Sadece Seni diler bu kalbin her nalesi.

“Lâ” süpürgesiyle sildik mâsivayı gönülden,

Gül-ü Muhammedî koktu bu nefi meyvesinden.

“İllâ” ile parladı hakikat-i tevhid;

Her zerrede okundu bir bürhan-ı ferid.

O Şems-i Hidayet ki kâinatın sebebi,

Ahlâk-ı İlahînin en muazzam edebi.

O’dur varlık ağacının en mübarek çekirdeği,

Alemlerin Seyyidi, ezelin gözbebeği.

Nûr-u Muhammedî’dir tenvir eden âlemi,

O’nun hürmetine yazdı kudretin kudsî kalemi.

Gökler O’na müştaktır, zerreler O’na ramdır,

O’nsuz geçen bir ömür, zifiri bir karanlıktır.

Lütf-u ezeliyenin en muazzam çiçeği O,

Sırr-ı kâinatın en bülend dileği O.

Sünnet-i Seniyyesi cadde-i kübradır bize,

O’na uyanlar erer hakikat sırrımıza.

Güneş O’nun nurundan bir katre alıp parlar,

O’nun tek bir ahına feda olur cihanlar.

Arş-ı Âzam’a bastı O Mübarek Kadem’i,

Sildi tek bir bakışla kalplerdeki elemi.

Salihler yürüdü O’nun kudsî izinde,

Boğuldu fani âlem o nurun denizinde.

Risale-i Nur oldu O’nun asrdaki bürhanı,

Sardı dört bir yanı imanın kudsî nurları.

Son nefeste dileriz şahadetle sönmeyi,

O Habib’in eliyle Tek Olan’a dönmeyi.

Gözler kapandığında bu fani dar-ı dünyaya,

Kavuşmaktır dileğimiz o sermedi rüyaya.

Fırat Bilgin 2
Kayıt Tarihi : 19.09.2026 23:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!