Aramızda söylenmeyen cümleler var.
Onlar en doğruları.
Teninle susmak
bazen bütün felsefeleri geçersiz kılıyor.
Dokunduğumda
akıl geri çekiliyor—
bir düşünürün
son savunması gibi.
Aşk
Mistik olan şu:
Sana yaklaşınca
kendimden korkmuyorum.
Sanki içimdeki boşluk
nihayet görevini bulmuş.
Saçma hâlâ saçma,
ama artık yalnız değil.
Aşk
Gece olunca
sezgi konuşmaya başladı.
Ve aşk,
mantığın karanlık bir odasında
birden ayağa kalktı.
Aramızda olan biten
romantik bir sarhoşluk değil.
Bu, bilinçli bir yakınlık.
İki zeki insanın
birbirini çözmeye çalışırken
kendini ele vermesi.
Aşk
Seni ilk fark ettiğimde
hiçbir şey olmadı sanmıştım.
En tehlikeli an budur zaten:
Olayın sıradan görünmesi.
Aslında her şey
sessizce başlar.
Aşk
Seni sevmek,
bir duygudan çok
bir kanaate benziyor.
Defalarca sınanmış,
itirazlara rağmen ayakta kalmış
inanç gibi.
Aşk
Aklım, seni sevmeme karşı
itirazlar sundu.
Felsefe yaptı,
kuşkular üretti.
Ama kalbim
en entelektüel cevabı verdi:
“Bazı gerçekler,
yaşanmadan anlaşılmaz.”
Aşk
Seninle aşk,
gönül meselesine dönüşüyor:
Daha iyi olmak istiyorum.
Daha dikkatli,
daha adil,
daha derin.
Aşk
İnan,
bu çağın tüm sisine rağmen
gelecek hâlâ mümkün.
Çünkü iki bilinç
aynı umudu paylaşıyorsa,
tarih bile
bir süreliğine yavaşlar.
Eğer aşk bir ilerlemeyse,
biz onun
en sakin ama en sağlam adımıyız.
Aşk
Umut dediğin şey
kör bir iyimserlik değildir.
O, karanlığı bilenlerin
ışığı savunma biçimidir.
Ben seni,
dünyanın kırılganlığını inkâr ederek değil,
onu hesaba katarak seviyorum.
Aşk
Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 07:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!