Ne dil anlatabilir onu tam,
ne kelimeler taşır yükünü.
Bir bakışın kıvılcımından doğar bazen,
akşamın solgun ışığı gibi.
Bazen ince bir sızı olur
kalbin en derin yerinde.
Sessizce yürür damarlarında,
adı anılmadan büyür.
Gün çekilip geceler çoğaldığında
iner yüreğin eski odalarına.
Orada sararmış mektuplar,
unutulmuş kokular bulur.
Rüzgâr dokunur hatıralara,
sayfalar kendiliğinden açılır.
Her satırdan bir hüzün kalkar,
her harften eski bir ezgi çıkar.
Aşk diyorum aşk…
Kimi zaman göçmen bir kuş
yüreğin üzerinden geçer.
Uçar gider uzaklara
ama gölgesi kalır içimizde.
Kimi zaman gecenin ortasında
yalnız yanan bir pencere gibidir.
Uzaktan bakarsın,
içeride bir hayat titrer.
Bir dokunuşla başlar çoğu kez,
sonra bir şarkıya dönüşür.
Kalbin derin kuyularında
yıllarca söylenir.
Sevinci de vardır elbet,
ama hüznü daha ağırdır.
Çünkü aşk
en çok hatırladığında ağlatır.
Bazen bir sokağın köşesinde,
bazen bir şarkının içinde
ansızın çıkar karşına.
Yıllar geçse de hemen hatırlarsın.
Aşk diyorum aşk…
Bazen içindeki göğü çatlatan
sessiz bir yıldırım,
bazen de dinmeyen bir yağmur.
Ve insan nereye giderse gitsin
o yağmurun altında yürür.
Çünkü aşk çoğu zaman kavuşmak değil;
bir ömrü,
aynı hatıranın gölgesinde
yavaş yavaş eksiltmektir.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 10.3.2026 21:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Seda Hanım, çok teşekkür ederim.
TÜM YORUMLAR (1)