Bir çileymiş, aşk kervanı,
Deli ediyor insanı,
Ayık başıma dumanı,
Sürüp geldi aşk denen şey.
Gözlerime uyku girmez,
Hayalle düş aman vermez,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Şems ve Celaleddin’in İlk Karşılaşmaları
Şems Celaleddin’e: “Söyle bana içlerinden hangisi daha büyüktü: ermiş Beyazıd Bestami mi yoksa Muhammed Peygamber mi?
Celaleddin “Nasıl bir soru bu? Hiç şüphe yok ki Hz. Muhammed büyüktür.”
Şems “Peki, Muhammed daha büyükse neden “Seni daha bilmem gerektiği gibi bilemedim” dedi de, Beyazıd Bestami “Zafer benimdir! Kıymetim ne büyüktür çünkü sadece Allah’la doluyum” dedi? ”
Celaleddin’nin ilk soruya cevabı otomatik gelmişti ama bu sefer dikkatle düşündü. “Hz. Mumammed hâlâ Allah’ı arıyordu ve bildikleri durmak için ona yeterli gelmiyordu. Beyazıd Allah’ın içinde kaybolmuştu. O vardığını sandı ama varmak diye bir şey yoktur.”
Şems “ İyi bir cevap, Celalettin Rumi” diye mırıldandı.
Şems- Güneş
Celaleddin- Dinin ihtişamı
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta