Her insan aşıktır.
İnkâr edilemez bir meseledir!
Denerseniz?
Hiç değilse sabah doğan güneşe aşık birini bulusunuz!
Ya da yağmurdan sonra toprak kokusuna?
Belki sokak kedisi Çamurlu’ ya?
Çok uğraştınız,
Anneleri, babaları ve o ince ruhlu kitap aşıklarını geçtiniz,
Hatta birbiri için yanan aşıkların duvarından atlayıp
Tüm o bir parça sanatçı bir parça âşık olan askerlerin, çobanların, demircilerin ormanını aştınız,
Yine de o son nefesi vermemek için tutkuyla aşık birini bulursunuz.
Ertesi gün uyanıp gözlerini yeniden açmak isteyen birini,
Her uykuya bu sebeple korkuyla yatan hastaları, yaşlıları yani aşıkları bulursunuz.
Mesela inandınız bana, güvendiniz aşıkların sonsuz varlığına yani,
O zaman sizinle tanıştıracağım daha umutsuz aşıklar vardır, kimisi bu umutsuzlukta aşkı bulanlar.
Kavuşamayanlar, onlar da var ve daha az aşık değil.
Körler, güneşi hisseden ama gözleriyle yeşil ovaların üstündeki görüntüsüne kavuşamayan,
Ve sağırlar, kuşların cıvıltısını sonsuzca bekleyen,
Hepsi aşık kavuşamayan,
Aynı dağlarla ayrılan,
Ordular tarafından birbirinden koparılan,
Salgınların, savaşların, afetlerin sebebiyle buluşamayanlar gibi.
Mesafelerin, ölümün, kalın duvarların bile ayıramadığı,
Geceye armağan edilen birkaç damla göz yaşını durduramadığı aşklar bunlar.
Kavuşamamanın yakan ateşini ısınmak için kullanan aşıklar bunlar.
Böylece tanıdınız soluk alan her insanın kalbindeki o ateşi,
Bu ateşleriyle âşık olduklarını bulup beraber tutuşabilenleri,
Ve sonsuzca bir bekleyişte sona gelen kibritle yakanlar ellerini.
Kayıt Tarihi : 31.1.2026 20:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!