Cennet mülkünden bana verilse de bir diyar
Aşkından hiçbir vakit geçit vermez asi yar
Çökünce karanlıklar ruhumun kuytusuna
Seyyah bir gümüş parlar gecemin muştusuna
Sessiz bir şarkı gibi senden kovulan düşler
Kırık bir çerçeveden arta kalmış gülüşler
Sayamadım kaç gece seni unutmak için
Gül bahçen ipek yatak derin uykular niçin
Gecenin bakışında şebnem damlayan sudan
Gül kokusu yanağın kusursuzdur pusudan
Perişan saçlarında dolaşır mahzun gönül
Durur alnında senin bir alev gibi kakül
Tel tel ipekten bir el okşasa saçlarını
Yine de aşabilmez gönül yamaçlarını
Bir kez daha canlandı hafızamda o adın
Yalanın gölgesine yaslanmıştı inadın
Kayıt Tarihi : 21.11.2024 18:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




?Geleneksel ve Klasik Doku: Divan ve halk edebiyatı unsurlarını harmandan geçirir. Şiirde geçen misk-i amber, zülf, hüsn, hicran gibi ifadeler, hissettirdiği duyguyu klasik, nazik ve zamansız bir hüzün seviyesine taşır.
?Musiki ve Ritim: Sözcüklerin ses uyumuna (aliterasyon ve asonans) büyük önem verir. Dize sonlarındaki ses tekrarları, şiirin okunurken adeta bir gazel ya da makam müziği gibi akmasını sağlar.
?Kabulleniş ve Asil Sitem: İsmet Özel'deki gibi yırtıcı bir öfke ya da serbest veznin dağınıklığı yoktur. Sitem ederken dahi karşıdakinin güzelliğini ve zarafetini (gül bahçesi, ipek uykular, pusu kurmuş yanak) yücelten, mağrur ama mahzun bir aşık edası hakimdir.
TÜM YORUMLAR (1)