ARNAVUTKÖY VAPURU
Arnavutköy iskelesine yaklaşırken vapur, çilek kokuları gelirdi kuzey rüzgarlarıyla tepelerden .
Balıkçıların Heyamola sesleri ve çektikleri ağların mantar yakasındaki gümüş balıklar parlardı.
Yerlerinde duramayan gençler vapurun en yüksek noktasından denize atlardı.
İçindeki yerli yabancı yolcular Fotoğraf makinaları ile Siyah beyaz çekerdi pozları.
İskeleden ayrılırken bir daha tanık olamayacakları kısa anı ile,Vapurun selam düdüğü ile uzaklaşırdı.
Bunları hatırladıkça çok özledim,sesizce iki damla gözyaşımla
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta