Muğla'ya bağlı Kavaklıdere'nin Mesevli köyünde doğdu. İstanbul İlköğretmen Okulunu (1941) , Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü (1946) bitirdi. 1974'te öğretmenlikten emekliye ayrıldı. İlk şiirleri Yeni Mecmua'da çıktı (1940) . Kaynak, Fikirler, Şadırvan, Varlık dergilerinde epik şiirlerini yayınladı. Yardımcı ders kitapları hazırladı. Yunus Emre’nin hayatını dramatize eden Dertli Dolap adlı eseri, Tercüman gazetesinin piyes yarışmasında, başarılı altı eserden biri oldu (bk. Tercüman, 20 Nisan 1967) , Planlı Yazma Sanatı-Kompozisyon kitabı 9. baskısına ulaştı (1975) .
Eserleri
Şiir
İstiklâl Destanı (1951)
İki Kalem (1952)
İstanbul'un Fethi (1953)
Giresun Destanı (1955)
Ulu Şark-Mevlâna (1960)
Yardımcı ders kitapları
Planlı Yazma Sanatı-Kompozisyon (1975)
Açıklamalı Özdeyişler (1985)
Osmanlıca Sözlük (1987)
Türkçe Deyimler Sözlüğü (1987)
Ansiklopedik İsimler Sözlüğü (1988)
Açıklamalı Atasözleri (1988)
Şairler ve Yazarlar (1990)
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!