ARAF MAHŞERİ
Gözden fer çekildi, kalbe kördüğüm oldu izin,
Uçsuz uçurumlara sürükler beni bu sevda.
Zemheri ayazı vurdukça derinleşir sızın,
Ruhun sessizliğinde yankılanır her nida.
Hasret sessiz feryat, nefesimi keser canı,
Sönmek bilmez bu yangın, küle dönmez özüm.
Pınara çevirdin gözüm yaşını, kuruttun ömrü,
Ne ben sayabildim dertleri, ne sen anladın.
Sen gelememeyi anlat, sessizliklerde boğulalım,
Ben gidememeyi söyleyeyim, bu kederde birleşelim.
Hangi fırtına dindirir harı, nasıl durulalım
Diz çöktürür hasret, hırpalanır sığındığım her yol.
Vuslat serap misali, yüreğimde dallar kurur gider,
Adımlarım hep sana meyilli, her yanım pare pare.
Aşılmaz eşiğinde dermanım, mecalim biter,
Kaderin ağında çırpınır yüreğim, bulunmaz bi çare.
Nefesi kesen kıyametmiş meğer bu sevgi,
Bakışın zindanında, ömür boyu sürgünüm sana.
Feryadım dilsiz boşlukta, bulunmaz dünyada dengi,
Esintine kapıldıkça, toz olur uçarım yana yana.
Darmadağın olur sinede köz, ne toprak kucak açar,
Ne de dindiği görülür ruhumdaki sızının.
Hasretin öyle tufan ki, her izi siler geçer,
Kimsesiz kül gibi, yeller savurur anıları.
Araftayım sevdiğim, ne sende kaldım ne bende,
Pusulam şaştı artık, yolum sana düştü düşeli.
Can emanet gibi durur bu virane bedende,
Ruhumun mahşerine, kokun müebbet kaldı.
MADU BELLAA
13..01..2026
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 15:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!