Her veda çıktığı kapıyı açık bırakır diye boşuna dememiş şair.
Ki bu yüzden değil mi,açık kapılar ardındaki pişmanlıklarımız.
Bir yanda yaşanamayacak olan hatıraların pişmanlığı,
bir yanda yarım kalmış vedaların üstümüzdeki ağırlığı.
İhtimaller içinde kaybolmuş ortak yalnızlıklarımız..
Oysa ile başlayıp keşke ile biten devrik,eksik cümlelerin gizli özneleriyiz ikimizde.
Ne sonunu getirebiliyoruz cümlelerimizin,ne susabiliyoruz.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta