Sana Bu Şarkıyı yazarken
Dışarda Rüzgarlar Ağladı
Gözlerimin Pınarından
Kanlar Senin İçin Damladı...
Bana Gönül Borcun Var Sevgilim
Beni Yıllarca Değil
..
Bir fısıltıysa sadece adın
Derdini rüzgara anlat
İnce bir su damlası gibi akıyorsa yüreğin
Öfkeni denize
Sevgini küçük bir nehre boşalt
Duvarlarını kendin ördüğün kuytun
Belki kendi halinde bir kaynak
..
Aksa dereler aksa
Akıp,akıp gökyüzünü doldursa
Bir akşam üstü
Ya da
Bir seher vakti,
Boca olsa tepemize.
Arındırır mı acep bizleri?
..
Yolun düşerse diyaliz merkezine
Gir içeri bak böbreksiz hastalara
Solgun, bitkin ve yorgun hallerini
Kararmış, çaresiz yüzlerini
İyi bak dostum gör hallerini
Gülümsemeyi unutmuşlar
..
Hüzün var gözlerinde
gözlerim gözlerinde
denizlerin maviliginde buldum seni
şimdi kuru bir gül kaldı ellerimde
bu yürek sürgün
bu yürek yorgun
kalmadı camlarda sabahın bugusu
..
Limanda yorgunca bir gemi
Meçhule gidecek yolcuyu bekler
Martılar suskun deniz ağlamaklı
Öksüz kaldı şimdi bütün şiirler...
Dönüşsüz gidiştir hayatın sonu
..
Gün ağarmadan
Hüzünlerimi atarım sokaklara
Islığımın soğuk nefesinde titrer
Bir şarkının hüzünlü sesleri...
İlk merhaba dediklerim
Bir kaç aç sokak kedisidir
Her sabah
..
Ayrılığın acılarını sararım
Islak mendilimin gizli köşelerine
Sevdadan yana ne varsa
Al götür
Bu şehrin yalnızlık kokusu
Avutur beni
Hiç bir hatırandan iz bırakma
..
Penceremdeki yaşlı sardunyam
Sararmış ve dökülmüş yapraklarına
aldırış etmeden,
Arsızca açmış pembe çiçeklerini.
Mağrur ve cilveli edasıyla
caka atar etrafına,
..
Ağlayan çocuğun gözünden akan yaşlara
Gülü koynunda besleyen yosunlu taşlara
Bozulan yuvayı sabırla yapan kuşlara
Baktıkça onun varlığını hep görüyorum...
Her zerrede bir gizlilik var görebilirsen
..
Karanlığın ölümü öptüğü yerde
Hayata küs bir başıma yaşıyorum
Beklentilerimde kalan hayallerimin çığlığıdır
Suskunluğuna hapsedilmiş yılların acımasızlığında
Nereden bileceksiniz
Günde kaç kez umutsuzluğun ipiyle indiğimi
Sonu belirsiz dipsiz kuyulara
..
Gözlerinde bakışlar bir telaş içindeydi
Ayrılmamızın zamanı geldi der gibi
Elleri titreyerek uzanmıştı ellerime
Bitti bu aşk kalbimi geri ver gibi....
..
Bir çığlık düştü yüreğime ansızın
Karanlığın dudaklarından kopup ta gelen
Nasıl titriyorum bir bilseniz
Gecenin soğuk avuçlarında
Yalnızlığın koynunda ısıtıyorum nefesimi
Ömrümün son demi
Nerdesiniz dostlar nerdesiniz?
..
Dudaklarıma bir şarkı bağlayıp
Sahile koştum bu sabah yine
Güneş yüzünü gizlemişti
Bulutların peçesiyle
Utangaç bir gelin gibi gizledi hep
Sakladı sarı saçlarını sıcak gülüşünü
Hovarda bakışlardan...
..
Tüm zamanı durdurdum kırdım bütün saatleri
Günleri,haftaları, ayları zincirlere vurdurdum
Hayalini karşıma alıp ta yaktım bir sigara
Gecenin sessiz karanlığında seninle oldum
Uykusuzluk çökerken yorgun gözlerime
Üzerime yıkıldı bu kentin sokakları
Gün doğmadı hiç ağarmadı şafak
..
// Hayallerim birer kırık cam parçası
Kurmaya kalktıkça yüreğim kanıyor //
Çekip te gitmeliyim bu şehirden
Dostlukların tükendiği
Sevgilerin para misali çift yüzlü olduğu
..
Bu kentin en ıssız bir yerindeyim
Tutunmuşum yalnızlığımın ellerine
Zamansa gece yarısı
Yine ufalanıyorum
Vefasızlığın çarkları arasında
Yalanın hayal değirmeninde
Öğütülüyor o saf duygularım
..
Kaç zaman oldu bilmem
Arayıp sormadığın
Sormak için hatrımı
Zihnini yormadığın.
Seneler gibi uzun
gelmişti günler bana
..
Her biri ayrı bir ülkeden gözde
Geldiler konakladılar akdenizde
Kimileri ayrı ayrı yerlerde
Kimileri aynı bölgelerde
Geldiler güzel yerleri gördüler
Gördüler tarihi yerleri gezdiler
..
Beslesiğim, büyüttüğüm İlknuş
Elin oğluna kanıp aldanmış
Yeşilova'lı İsmail aklını almış
Gece,gündüz adını sayıklamış
Ahatlı düğün salonunda düğünü
Yapmaya ikisi yapmaya kararlaştırmış
Düğüne bütün dostlarıda çağırmış
..



