Genç yaşında kaldı kara yazıyla,
İki evlat baktı kendi nazıyla,
Gündüz tarla, gece gönül sızısıyla,
Toprağa sarıldı, sustu annem.
Bir kara haberle yıkıldı yuva,
Hasret düştü erken, ayrılık zora,
İki küçük canla kaldı baş başa,
Gözünü silmeden sustu annem.
Gün doğmadan kalktı, sürdü tarlayı,
Alın teri oldu ekin, harmanı,
Kendi derdini de sakladı yanı,
Evlat için ömrü verdi annem.
Yağmur yağdı, çamur oldu yolları,
Güneş yaktı nasır tutan elleri,
İki çocuk oldu bütün duaları,
Her gün yeni baştan doğdu annem.
Ne bayramlar gördü, ne bahar gördü,
Gönlünde eşinin hasretin ördü,
Bir ömür iki yavrusuna böldü,
Kendi ömründen de geçti annem.
Toprak bilir onun ayak izini,
Rüzgâr taşır uzaklara sözünü,
Bizde yaşatıyor eşinin izini,
İki can uğruna güldü annem.
Şimdi yıllar geçti, saçına aklar,
Geçmişin izleri gözünde saklar,
O iki çocuksa bugün ona bakar,
“Sen bizim dünyamız” dedi annem.
Ey benim başımın tacı, güzelim,
Senin için bitmez sana ezelim,
Ömrüm oldukça duam, tek emelim:
Hakkını ödemeye yetmez dilim.
Kayıt Tarihi : 16.09.2026 21:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!