Anne Aden Seni Unutamiyor Şiiri - Hakan ...

Hakan Gümüş
67

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Anne Aden Seni Unutamiyor

Anne,
sana ne zaman seslensem içimden,
sanki uzak bir rüzgârda savruluyor kelimelerim,
hiçbir yere varamıyor,
bir türlü ulaşamıyor sana,
ama ben yine de her nefesimde,
her karanlık gecenin tam ortasında
sana konuşmaya devam ediyorum,
çünkü seni özlemekten başka hiçbir şey kalmadı bana.

Anne,
biliyor musun, sen gideli dört yıl oldu diyor takvimler,
ama bana sorarsan,
zaman o gün durdu ve bir daha hiç akmadı,
güneş o gün batarken beraberinde seni aldı
ve bir daha hiç doğmadı içime.
Ben her sabah gözümü açtığımda
sanki hâlâ o acı haberin gölgesinde uyanıyorum,
sanki telefon çalacak ve biri çıkıp
"Yanlış oldu, annen hâlâ yaşıyor" diyecekmiş gibi bekliyorum,
ama çalan her sessizlik,
seni benden biraz daha uzaklaştırıyor.

Anne,
senin yokluğunla büyüyen bir çocuk var içimde,
her sabah biraz daha eksilen,
biraz daha içine kapanan,
biraz daha susmayı öğrenen biri…
Ben senin yanında büyürken öğrendiğim ne varsa
şimdi sensiz unutuyorum,
çünkü hiçbir şeyi artık senin gibi anlatan yok bana,
hiç kimse gözümün içine bakıp
sırf sustuğum için endişelenmiyor eskisi gibi.

Ben büyüdüm mü, bilmiyorum anne,
çünkü büyümek senin sıcaklığını kaybetmekse,
ben büyümek istememişim meğer.
Senin yokluğunla karşılaşınca
hayatın ne kadar karanlık olabileceğini gördüm,
ve anladım ki,
gözlerimi kapatınca değil,
artık sarılacak bir "anne" kalmayınca başlıyormuş geceler.

Anne,
ben bazen bir kalabalığın ortasında bile
tek başıma kaldığımı hissediyorum,
çünkü herkes bana yabancı,
çünkü herkesin sesi yabancı,
çünkü kimsenin sesi seninki kadar güvenli değil,
kimsenin dokunuşu seninki kadar şefkatli değil,
ve kimse başımı okşarken
benim yıllardır içimde taşıdığım o yetimliği görmüyor,
anlamıyor, hissetmiyor…
ben anlatamıyorum.

Anne,
çok değiştim,
bunu sana söylerken bile içim acıyor,
çünkü bazen senin karşına çıkmaya utanacak kadar kayboldum.
Yanlış insanlara güvendim,
yanlış yollarda yürüdüm,
kendimi bulmaya çalışırken
kendimi daha çok kaybettim.
Bir tebessüm ararken,
bir bakışta yuva ararken,
hep kendimi daha yalnız bir odanın içinde buldum.

Ve anne,
ne zaman biri bana “Nasılsın?” diye sorsa
boğazım düğümleniyor,
çünkü ben iyi olmayı unuttum,
çünkü ben “iyiyim” demeyi sana ayırmıştım hep,
çünkü sen sorduğunda bile,
“İyiyim anne” deyip boynuna sarılmak yetiyordu bana,
ama şimdi ne sarılacak bir omuz var,
ne de iyilik denen şeyin bir anlamı kaldı.

Anne,
geçenlerde bir arkadaşıma anlattım her şeyi,
dayanamadım,
gözyaşlarım kelimeleri geçti,
boğazımdaki acıyı bastıramadım,
o an fark ettim ki
bu içimde taşıdığım yara,
birinin dinlemesiyle değil,
yalnızca senin elini kalbime koymanla geçebilirmiş meğer.
Ama işte,
artık o el yok,
ve ben her gece,
uyumadan önce ellerini hayal edip uyuyorum,
ama her sabah
daha da yalnız uyanıyorum.

Anne,
hayat bazen öyle ağır geliyor ki anlatamam sana,
bazen nefes almak bile içimi yakıyor,
duvarlar üstüme üstüme gelirken
ben sadece içimden seni sayıklıyorum,
çünkü bilirim,
sen olsaydın,
başımı göğsüne yaslamam bir ömür yeterdi iyileşmeye.

Şimdi koca bir şehirde,
sana benzeyen yüzler ararken
daha da kayboluyorum anne.
Bir koku, bir şarkı, bir ses
beni yıllar önceki bir sabaha götürüyor,
senin kahvaltı hazırladığın,
babama seslendiğin,
kardeşimi uyardığın o sabahlara…
Ama o günler şimdi
birer fotoğraf gibi solmuş,
ve ben hepsini kalbimde taşıyorum
sana anlatacak bir gün bulurum diye.

Anne,
sen gittiğinden beri
ben ne zaman düşsem,
ilk sen geliyorsun aklıma,
çünkü bu dünyada beni kaldıracak
bir tek senin sesindi.
Ve senin olmadığın her gün,
sanki o düşüş hiç bitmiyor.
Ama yine de buradayım,
yenik, yorgun, yanlışlarla dolu
ama hâlâ senin evladını taşıyorum içimde
ve belki de sadece bu beni ayakta tutuyor.

Hakan Gümüş
Kayıt Tarihi : 27.6.2025 03:45:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Aden Egenin Hikayesi

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!