Önemli değil...
Ah ederim cihana, göstermezse huzur
Bir gafilim amenna, elbet vardır kusur
Arz ederim Mevlaya, eyle gönle sürur
Şükür gerek duaya, hak eylese zühur
Sen sınarsın ya rab, bana düşen sabır
Sabrı veren de sensin, edemem ki kahır
Bir cüz'üm bir can'ım, onu da melek alır
Göçtüğüm de dünya'dan bir imanım kalır
İstemem artık verme, ne dünya'yı ne canı
Ezelde yazmış hayat, göreceğin kaderi
Kimine yaşam rahat, kimi çeker kederi
Sanma düzelir bu yazı, çekerekten çileyi
Sen dayandıkça çileye, deve yapar pireyi
Sıcak bir akşamda, sessizliğin soğuğunda
Dolunayın ışığında ki, gecenin karanlığında
Buruk yüreğimden gelen imkansız duamda
Titreyerek istedim bir solukta ölmeyi
Gözyaşıyla ıslandım, bin Âh ile ürperdim
Nerede olduğumu bilmediğim bir yerdeyim,
çok karanlık.
Bir umutla ileriye bakıyorum fakat ilerisi daha karanlık göremiyorum, bu yol nereye gidiyor bilmiyorum.
Olduğum yeri ileriden daha az karanlık yapan tek şey hislerim ve tercihlerim.
Bazen bu hislerim yanlış mı diyorum ve dönüp geçtiğim yollara bakıyorum...
Tekrar geçmek istemeyeceğim bir yol kat etmişim, üstelik yapayalnız.
Bir çocuk gibi girdin hayatıma
ve oyunun bitince bırakıp gittin...
O oyunun her anına değerdi, anlamadın
ben bir ömür arkadaşım olursun sandım.
Sen beni sevemezsin,
Yüreğin yetmez ki benimle yanmaya.
Öyle kolay mı sanırsın
Gönülden gönüle gezmeden,
Bir ömrü tek bir kalpte taçlandırmaya?
Aşk, heves işi değil,
Bir umut imiş gönlümde, beni ayakta tutan
Lal dilim imiş sözlerin, en ağırına susan
Meğer gönül imiş her an, seni aklıma sokan
Âmâ oldu gözlerim, bir tek sana bakan...
Ne umudum tükenir, ne kursakta hevesler
Ne aşk ne heves
Belki derin bir nefes
Acın gülüşünde saklı
Düşüncelerin derin, sanki kırk katlı
Yapyalnızsın, kendi kalabalığında
Yorgun ve bıkkın ağaç çürümeye yüz tutmuş
Çiçek bitmeyen dallar budak da kurumuş
Kökleri çekilirken bile baharı ummuş
Kara kış da bir yalancı güneşe kanmış
Kar yerde, Güneş tepede yüzüne vurmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!