Yalnızlığımın esareti süngüsü çıkarılmış m-16 nın dibçiğinde ezik yüreğim
Avuçlarımın kanadı kırık kelebeğinin çaresiz çırpınışlarında alkışların
Göz çukuruma salınmış kovanın ağırlığının içi boşluğu
Terkin ızdırabında acıyan tentür basılmış kabuklu yaram
Kaşımayla sakinleştirdiğim geçici hoyrat özlemim
İçinde sonu yaşayan sonsuz boşluğum
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Kayıptan ilanlı aramalı bebeğim
Kokundan eser teninden hisler silindi düşler
Şimdi gider şimdi gider bu gülüşler
farklı ve özgün bir tarzla başlayan şiir harika finaliyle yer ediyor hafızalarımızda...
tebrikler genç şair tebrikler...
çok güzel yazmışsınız.. bir sabahın doğumu bir gecenin ölümü kaç defa ruhun kayboluşuna şahit olmuştur kim bilir... kaleminize sağlık.Gül Doğan
güzel bir calisma...tebrikler
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta