Güneş, yana yana erirken dağların ardında;
Bir Anka gibi küllerinden doğacak, sabaha...
Kalırsa bir hicran ateşi kalır ardında;
Çökerken karanlık, hüzün rengi ufukta.
Bu kasvetli hicran akşamlarında;
Boş bir sandalye ve iki kadeh, masamda...
Kız Kumu Aşıkları gelir hep aklıma;
Hüzün kızıllığına boyanmış, karşı kumsalda.
Rayihan dolar, anason kokulu odama;
Ve müphem hatıraların, kucaklarımda...
Hicranın, bir nedamet... Gözyaşlarımda;
İnce ince süzülür, yeisli yanaklarımda.
Damla damla, alev gibi akar içime o anda;
Lav gibi dolanır ayrılık, tüm damarlarımda!
Siluetin belirirken karanlık aynalarda;
Bir Anka gibi tutuşurum, hareli bakışlarında...
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 22:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!