Amcam Şiiri - Yusuf Akkaya

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Yusuf Akkaya
234

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Amcam

AMCAM

On yaşında küçücük bir çocuktu.
İlkokulu yeni bitirmişti.
Eğitimine devam etmek istiyordu.
Köyünde ortaokul yoktu.
O zamanlar sekiz yıllık eğitim
Mecburi değildi.
Ne yapmalıydı?
Kime gitmeliydi?
Bilemiyordu…
*

Birgün bütün cesaretini topladı:
“Baba, ben okumak istiyorum,
Beni şehre götür.” dedi.
Babası baktı, durdu, düşündü…
Sonra “Ağabeylerin okumak istemediler,
Zorla gönderdim;
Okumadılar, kaçtılar.
Ya sende öyle yaparsan?” diye sordu.
Küçük Çocuk kendisinden emin bir vaziyette:
“Yok, yapmam öyle bir şey” dedi.
“Pekala, ağabeyine bir şans daha verelim,
Üçümüz birlikte,
Şehre amcanızın yanına varalım,
Eğer kabul ederse,
Yanında kalın, okuyun." dedi babası.
*

Günler günleri kovalıyordu.
Küçük Çocuk heyecanlandıkça heyecanlanıyordu.
Eğitimine devam edebilecek olmanın sevinci,
Ailesinden ayrılacak olmanın hüznü vardı içinde.
“Olsun!" dedi, kendi kendine,
“Okuyacağım ben,
Hem kendime,
Hem aileme,
Hem de Milletime
Faydalı olacağım!”
*

Okulların kayıt zamanı bitmek üzereydi.
Küçük Çocuk:
“Baba, kayıtlar bitiyor,
Ne zaman yolcuyuz? ” diye sordu.
Babası: “Yarın şafakta İnşallah“ dedi.
Şafakla birlikte yola çıktılar
Baba ve oğulları.
Öğlene doğru ilçeden otobüse bindiler,
Ve Sarıkamış'tan Bursa'ya
Eğitim yolculuğu başladı.

Tam bir gün sürdü yolculuk.
Ertesi gün öğlene doğru şehre,
Amcalarının yanına vardılar.
Babaları daha önce telefonla
Haber vermişti durumu.
Hem büyük ağabeyleri de orada calışmaktaydı.
Amcalarının elini öptü çocuklar,
Kardeşler sarıldılar birbirlerine...
Önce eve gittiler,
Yemek yediler,
Dinlendiler...
Ertesi gün hep beraber okulun yolunu tuttlular.
Bir kaç okul dolaştılar.
Hepsinden boynu bükük olarak ayrılıyorlardı.
Zira her okul kapasitesini doldurmuş,
“Yeni öğrenci alacak yerimiz yok” diyorlardı.
Son olarak “İmam Hatip” Okuluna gittiler.
Ordaki müdür muavini:
“Büyük oğlan zaten öğrenciymiş,
Onun kaydını alırız buraya;
Fakat küçük için yapacak bir şeyimiz yok” demişti.
Durumu anlattılar küçüğe.
Biçare kabullenmek zorunda kaldı.
Tam bu sırada muavin:
“Eğer isterseniz, küçüğü Kur'an kursuna, verelim.
Okuluna da seneye başlar.
Ne dersiniz? ” diye sordu.
Hep beraber “olur” dediler..
Fakat kurs yatılı idi.
Küçük: “ Ne fark eder ki?
Öyle de ailemden uzağım, böyle de.
Ağabeylerim var gerçi yanımda,
Ama olsun,
Okumak için onlardan da ayrılırım“ dedi.
Aradan bir kaç gün geçince,
Muavinden “Küçüğün işi tamam,
Kurs hocası sizi bekliyor” diye, haber geldi.
Haberi alınca hemen vedalaştı Küçük,
Babasıyla ve ağabeyleriyle.
Amcası ile bir arabaya bindiler,
Doğruca kursun olduğu köye gittiler.
Köyün adı: Alaçam'dı.
Çok güzel, yemyeşil bir köydü.
Kendi köylerine hiç benzemiyordu.
Evler ikişer, üçer katlı, çatılı,
Yollar asfatlı,
Su sesleri köyün içine kadar geliyor,
Köy halkı, her geleni
Sevgi ve muhabbetle karşılıyordu.
*

Kursa varınca
Hoca Efendi karşıladı onları.
Küçüğün kaydını yaptıktan sonra,
Talebe başkanını çağırarak Hoca:
“Evladım! Arkadaşınıza yer gösterin,
Dolap verin.
O da artık sizlerle kalacak,
Beraberce okuyacaksınız.” dedi.
Amcasıylad a vedalaşan Küçük,
Kursta kalmaya başladı.

Önceleri ağladı biraz.
Sonraları baktı ki yalnız değilim.
Benim gibi yaklaşık elli çocuk daha var.
Onlar nasıl kalıyorsa,
Bende kalabilirim..
Zaman geçtikçe arkadaşlarıyla tanıştılar,
Kaynaştılar, anlaştılar...
Bu arada dersler de başlamıştı.
Kısa zaman içersinde diğer çocuklar gibi,
Kücük de Elif-Bâ’ yı sökmüş,
Kur'an'a geçmişti.
Hemen müjdeyi amcasına iletti:
“Amca, Kur'an'a geçtim;
Hocamız, herkes evinden birer Kura-ı Kerim getirtsin, dedi.
Bana bir Kur'an-ı Kerim gönderir misiniz? ”
Babasından isteyemezdi mushafı,
Çünkü babası çoktan köye geri dönmüştü.
Haberi alınca amcası cok sevinmişti.
“Allah’ım sana şükürler olsun.
İçimizden bir yavru yetişecek;
Ardımızdan hayır dualar okuyacak İnşallah“
Diye dualar etmiş;
Hemen bir Kur'an-ı Kerim alarak,
Kursa ekmek taşıyan şoföre vermiş,
O da Kur'an-ı küçüğe iletmişti.
*

Küçük çok hevesliydi.
Her geçen gün,
Daha da iyi okuyordu.
Bir gün okuyamaz oldu yavrucak.
Hocası sordu:
“Yavrum neyin var? ”
“Hocam, gözlerim ağırıyor,
Bu yüzden okuyamıyorum“ dedi.
Hocası hemen amcasına haber salarak,
Küçüğe bir kaç gün izin verdi.
*

Amcası Küçüğü karşıladı.
Gözlerinden öptü:
“Üzülme yeğenim,
Yarın doktora gideriz,
İcap ederse gözlük de alırız,
Eskisinden de iyi görür,
Eskisinden de iyi okursun İnşallah” dedi.
Sabah erkenden S.S.K ya gittiler.
Baktılar, sıra gelecek gibi değil,
Hastalar da hizmetten memnun kalmıyorlar.
Amcası, bir an durdu,düşündü.
Küçüğü kolundan tuttuğu gibi
Doğruca özel bir hastaneye götürdü.
Muayene ettirdi.
Doktorun yazdığı reçeteye uyugun ilacı
Ve gözlüğü hastaneden çıkar çıkmaz aldı.
Sonra yeğenine döndü:
“Sen yeter ki oku yeğenim,
Ben sana daha neler alırım neler...”
Diyerek umut verdi..
Küçük çok sevinmişti.
İlaçlarına devam ettikçe
Ağrıları azaldı.
Gözlüğü önceleri garipsemişti,
Fakat zamanla ona da alıştı.
Bu arada kursa dönmüş,
Derslerine kaldığı yerden
Daha bir gayretle sarılmıştı.
Zaman dur durak bilmeden geçiyordu.
Derken kış, tüm sertliğiyle gelip çatmıştı.
Burada da kış, tıpkı kendi köylerindeki gibi
Sert, karlı ve soğuktu.
Haliyle çocuklar ne kadar dikkat etseler de,
Soğuktan etkileniyorlardı.
Bir sabah uyandıklarında,
Birkaç çocuk altına kaçırmıştı.
Küçük de aralarındaydı.
Çok utanıyordu.
Daha önce hiç başına böyle bir hal gelmemişti.
Hocası hepsine izin vererek:
“Gidin muayene olun,
İlaçlarınızı alın, gelin“ diyerek izin verdi.

Küçük, amcasının yanına vardığında ağlıyordu.
Utancından ağabeyinin dizinin dibine girmiş,
Amcasına ne diyeceğini şasırmıştı.
Amcası: “Utanma yeğenim,
Derdin ne ise söyle ki,
Devasını bulalım” deyince;
Çekinerek de olsa:
“Şey Amca, ben altıma kaçırdım” diyebildi.
Amcası gülümsedi:
“Üzülme yeğenim,
Bir sen değilsin altına kaçıran.
Böyle soğuk havalarda
Bazen gelir insanın başına böyle haller.
Hem bak sana bir sır vereyim,
Duyduğuma göre;
Koca koca adamlar bile kaçırıyorlarmış altlarına” dedi,
Ve karşılıklı gülüştüler...

Ertesi günü beklemeden eczahaneye gittiler.
Durumu eczacıya anlattılar.
Uygun bir ilaç verdi eczacı.
Küçük, birkaç gün kullanınca
Hasatalığı geçiverdi.
Amcası yine tekrar eder diye endişeliydi.
Küçüğü alarak meşhur Kapalı Çarşı’ya götürdü.
Küçüğün ağzı açık kalmıştı.
Hiç o kadar dükkanı bir arada görmemişti
Daha önce.
Sırayla mağazaları dolaştılar.
Bir mağazaya girince Amcası:
“Tamam yeğenim, aradığımızı bulduk.
Gel bakayım yanıma;
Giy şu mestleri.
Nasıl? Tam Oldu mu ayağına? ”diye sordu.
“Evet” dedi, Küçük
Bir çift mest ve lastiğini aldılar.
Sevinç içinde Kursuna geri döndü Küçük.
Artık ayakları da üşümüyordu.
*

Ayda bir H
hocaları iki günlük izin veriyordu.
Her izine gelişinde amcası:
“Bu ay ne ögrendin?
Hangi sureyi ezberledin?
Siyer okudun mu?
Namazlarını geçirmiyorsun degil mi? “
Gibi sorular soruyor;
Küçük öğrendiklerini anlattıkça,
Ezberlediklerini okudukça,
Seviniyor, adeta mestoluyordu..
*

Nihayet kurs sezonu bitmişti.
Küçük kendisine güvenenlerin
Yüzünü kara çıkarmamış,
Emeklerini zayi etmemiş,
Kur'an Kursu'nu birincilikle bitirmişti.
Amcası, yeğenini bu başarısıyla
Ve bin bir renkte dua ile
Köyüne yolcu etti.
*

İlerleyen yıllarda Küçük,
Bir yıl daha kaybetmesine karşın
Okumaya devam etti.
Ortaokulu okudu.
Liseyi bitirdi.
Meslek Yüksek Okulundan
Tekniker olarak mezun oldu.
Fakat Küçük, bir dönem calışmayı değil,
Kursta hocalık yapmayı,
Talebe yetiştirmeyi tercih etti.
Genç yaşta olmasına rağmen
Yaklaşık üç yıl boyunca
Talebe hizmetine devam etti.
Sonra bir vesile ile
Yurt dışına çıktı.
Zaman içinde evlendi.
Çoluk çocuğa karışınca,
Gittiği ülkeye yerleşti.
Küçük, büyümüştü.
Fakat amcasının emeklerini hiç unutmadı.
Her fırsatta aradı.
Halini hatırını sordu.
Amcası da Küçüğü unutmamıştı.
Ölüm döşeğinde iken:
“Benim cok yeğenim var,
Ama biri var ki,
O, çok uzaklarda,
Gelemez yanıma,
Fakat öyle hissediyorum ki,
Duaları hep yanımda” diye söylemiş.
Bu hadiseyi duyan Küçük
Çok duygulanmış,
Gözyaşlarına hakim olamamıştı.
*

Küçük ne kadar büyüse de
Amcasının Küçük'ü idi.
Amcası bu cümleleri konuştuktan
Birkaç gün sonra komaya girmiş,
Ruhunu Allah'a teslim etmişti.
Haberi alan Küçük cenazeye gidememişti...

Amcası: “Ardımzdan hayır dualar edecek,
Bizi hayırla anacak,
Bir yavru yetişiyor “ dememiş miydi?
Küçük, amcasının bu sözlerini hatırlıyor,
Ve Rabb’ine şöyle niyazda bulunuyordu:

“Allah’ım, amcam,
Ben Kur'an okurken sevinirdi,
Ben Kur'andan bir bölüm ezberleyince sevinirdi,
Ben ilimden bir mevzu öğrenince sevinirdi,
Ben talebe okutunca sevinirdi,
Ben sohbet edince sevinirdi.
Allah’ım, Sen ki, alemleri yaratansın,
Sen ki, bizi yoktan var edensin,
Sen ki, bize hayat verensin,
Sen ki, her halimizi gören ve bilensin.
Sen, Senin rızan için okunan Kur'anlara,
Öğrenilen ilimlere,
Yapılan sohbetlere sevinenleri,
Elbette affedersin.
Ben şahitlik ediyorum ki:
Amca'm tüm bunlara sevinirdi.
Sen, onu affet!
Ona rahmetinle muamele et!
Ona 'kulum' de!
Onu salih kullarınla arkadaş et!
Ve kabrini nur ile doldur!"
Amin!

Not: Bu manzumeyi okuyan kardeşim, sende Allah rızası için, amcamın ve
vefat etmiş olan bütün müslümanların ruhuna hediye olmak üzere,
Bir Fatiha ve üç ihlas okur musun?
(Allah razı olsun!)

21.10.2008

Yusuf Akkaya
Kayıt Tarihi : 21.04.2012 22:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tacettin Fidan
    Tacettin Fidan

    Yüreğinize sağlık. Kutlarım, selamlarımla.

    Cevap Yaz
  • Muzaffer Kalaba
    Muzaffer Kalaba

    Yusuf Bey,
    Sizi ve değerli çalışmanızı yürekten kutlarım....Emeğine, yüreğine sağlık....
    Başarınızın devamını......kaleminizin tükenmez olmasını diliyorum....Nice başarılara....
    Selam saygı sizedir......

    Cevap Yaz
  • Yılmaz Kalpaklı
    Yılmaz Kalpaklı

    Vefa dolu Şiirini zevkle okudum, kutluyorum.

    Cevap Yaz
  • İbrahim Kurt
    İbrahim Kurt

    Çok güzeldi kutlarım .çalışmalarınızda başarılar dilerim

    Cevap Yaz
  • Mahmut Ünsal
    Mahmut Ünsal

    Yusuf bey kardeşim.
    Hayat hikayeni şiirleştirip anlatman, çok güzel.Aslında ibret alınacak bir konu.Bir eli yağda bir eli balda olupta okumayanlara, ders olarak analatılmalı. Kardeşim hem şiirini hem başarını canı gönülden tebrik ediyor,sevgi ve selamlarımla ALLAH mutluluğunu daim etsin

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (5)