1972 yılında Ardahan İlimizin Hanak ilçesinde hayata gözlerimi açmışım.İlk,orta ve teknik lise tahsilimi Gebze'de yüksek öğrenimimi ise sırasıyla; Çukurova Üniversitesi Osmaniye Meslek Yüksekokulu ve Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinde tamamladım.Halen İstanbulda bir ilköğretim okulunda okul Müdürlüğü yapmaktayım.Emre ve Aleyna adında iki çocuk babasıyım.Şiir hakikaten farklı bir dünya,bu manidar dünya ile tanışmam öğrencilik yıllarıma rastlar.O zamanlar değerli üstatların şiirlerini okurdum.Okuduğum her şirden farklı bir tat ve haz alarak beslenirdim.Kendi kendime ben neden yazamıyorum diye hayıflanırken,şiir’in ortaya çıkabilmesi için bazı etkenlerin bir araya gelebilmesi gerçeğinden habersizdim. Daha sonra öğreniyorum; acı çekmenin gerektiğini,gurbette olma gerçeğini,duygu yoğunlaşması gerekliliğini Şiir’in ortaya çıkışını bebeğe benzetmek mümkün.Eğer anne o doğum sancılarını çekmeseydi,dünyanın en harika varlığı insan meydana gelmezdi.Şiirde öyle.Şiir'in,duyguların yoğunlaştığı anda ortaya çıkan sihirli kelimeler topluluğu olduğuna inanıyorum.
Eserleri
SERZENİŞ
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Harun Açıkel
-
Selahattin Bakır
Tüm YorumlarŞehir gibi büyük bir kalbiniz,
Şiir gibi sıcak bir yüreğiniz var
Şair Müdürüm...
Sevgili dostum, yazmış olduğun şiirleri beğeni ile okuyorum. Çok güzel bir yorumun var. Dilin akıcı, her mısran değişik bir haz veriyor insana, kalemin dert görmesin yüreğine sağlık