Çıkmayanlar bilmezler,
Gurbetin acısını.
Gurbettekiler çeker:
Gurbetin sancısını.
Gurbetçi sılasına:
Bütün dünya hayret etti,
Sizlerin dik duruşuna.
Firavun Sisi yüzüne:
Yuh! ! Diyene selam olsun...
Adeviye meydanında;
Yeniden hüzün doldu:
Küçücuk evimize.
Emre,Emirhan gitti:
Yaş doldu gözümüze.
İki haftada olsa:
Elinden gelirse dostum:
İyilik eyle herkese.
Daima kar eylemiştir:
İyilik eden herkese...
Dünya fani geçicidir.
Mahlukatın en güzeli,
İnsanoğlu, insan oğlu.
Mevlamızın halifesi;
İnsan oğlu, insan oğlu.
Eşrefi mahluktur insan:
Kadeşlerim, kardeşlerim,
Benim güzel kardeşlerim.
Neden böyle olduk bizler,
Benim güzel kardeşlerim? ,,
Kalbler başka, diller başka:
Çok dolaştım ğurbetlerde:
Bulmak için huzuru ben.
Huzuru bulayım derken:
Gençlik kuşu uçtu elden.
Saçlarıma aklar düştü:
Dışarıda kar yağıyor.
Her taraf karla kaplı.
Mevlanın kudreti bu;
Herşey onun sanatı…
Lapa,lapa yağan kar;
Nice faniler geldiler:
Yaşadılar ve göçtüler.
Hem fakırlar, hem zenginler:
Hep dönülmeze gittiler.
Elinde var iken imkan;
Yazdım size bir mektup;
Bitermi okumaklan.
En küçük oğlunuda:
Asker et ağlamaklan.
Nisanda çıktım köyden:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!