Ali Rıza Ertan Şiirleri

10 Haziran 1944 - 12 Şubat 1979
2

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

10 Haziran 1944'te Aydın'da doğdu. 7 Eylül ilkokulu'nu, Aydın Ortaokulu'nu ve Aydın Lisesi'ni bitirdi. Rahatsızlığı nedeniyle bir buçuk yıl kadar öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Çine Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. Sonraki yıllarda İzmir Buca Lisesi'nde edebiyat öğretmeni ve Buca Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Öğrencilik yıllarında ünlü Yön Bildirisi'ni imzalayan Ertan TÖS'de yöneticilik görevlerinde bulund ...

Ali Rıza Ertan

Tez savrul dostum, kümelen
Şafağı erit, günü tazele
Yorgun kapısına dikil akşamın
Hesap sor alnındaki birikmiş terle
Ey adanmış olanla gelen

Devamını Oku
Ali Rıza Ertan

Denizin maviliği ulaşıyor sana;
O, en kendinden olana.
Geliştireceğiz daha; dünü karanlık olanı,
O, ölümle bir tutulanı,
Yenilmez, girişken bir güne.

Devamını Oku
Ali Rıza Ertan

dişlerini gösteriyor kalbimin dişleri
aşkın anlamını soruyor çocuklar
sözlük anlamını
bu diyemezsiniz bu kaf dağının arkasında
“aşk öğrenmektir.”

Devamını Oku
Ali Rıza Ertan

Kurbağalar
gece yarısından sonra
evin karşısındaki arsadan
uzun sular gibi geliyorlar
ıslık çalarak

Devamını Oku
Ali Rıza Ertan

Bekleme gücünü çoğaltır senin
Dinlen; yeni devinimlere dur
Şafağı bekleyen ölümsüz uykudur
Doludizgin düşlerle gelir
İmgelemin / rastgele uyaklar bulur

Devamını Oku
Ali Rıza Ertan

Gecenin sırtı açılmış
Üşüyen yalnızlığını taşır karnında
Lacivert saçlı bir kadın hırçınlığı
Devinen gölgesiyle yanında

Pırıl pırıl kim görebilir

Devamını Oku
Ali Rıza Ertan

Gelgitlerle artıyor şiir, öyküsü uzun;
Girer yoğun sise, bulut kararmasında
Gömüldükçe kuma, tadlanır devekuşlâyın
Umursuzun, yüreği siniğin, ciğeri soluksuzun
Görgüsü, kılgısı imlemesinde, düş kurmasında
Dursa gerek. Sormagılın işte, bağışlayın.

Devamını Oku
Ali Rıza Ertan

şiir ince bir tat verir ağzınıza
elidir gülü yüzünüzün
iri kıyım bir delikanlıdır
belki sarı ve kabaran bir gölgedir de
hem kim çıkabilir bir yokuşu yalnız
yenik bir devlet gibi

Devamını Oku