Hiçbir şeyden korkmadı
İhtiyarlıktan korktuğu kadar,
Gençlikse çok az kaldı
Bir kar tanesi kadar
Geceyi kesen vehimler
Issız ve karanlıktan beslenir
Namlusunun ucunda menfaat
Karmaşık beyinlerdeyse
Dehlizin dibinde gerekçeler
Ölçüsüz hoyrat sana seslenir
Neye gam edersin divane bülbül
Halini meclisten aşamadın mı
Gül ilen derdini övdükçe övdün
Alını morunu bağlamadın mı
Sıra-tül müstakim kervanım durur
Havada tam kavga havası
Gidiyorlar süslemişler gemiyi
Karadeniz dalgalıdır karedeniz mağrur
Lakin güvertede bir huzur
Çakmak çakmak bakıyor gözler
Kim bilir kaçıncı sefer
Yasal olmayan kurallar içeresindeyim
Arsız bir günün sonundayım
Pusudayım beklemekteyim
Kapılar kapalı yüzüme,
Dost meclisleri uzak bana
Sade karanlık zifiri ve soğuk gece
Trilyonlarca anlam var kainat dolusu
Manalar tokat gibi çarpar yüzüne
İnkar etmek ne haddine
Zaman senin için akıyor
Güneş senin için doğuyor
Nefsinse bu sırdan uzak
Yalnızlığın şarkısı dilimde
Oturmuşum bankta bir başıma
Aklım fikrim firarda
Kapım çalıyor en ıssız saatlerde
En düşkün en uykusuz…
Biliyorum bu yol sakin gidilir
Durup da bir baktım şöyle maziye
Götürdü bıraktı mavi egeye
Gençliğim canlandı döndü geriye
Ne güzel günlerdi iyiki yaşadım
Fırlama kuzenim aklıma gelir
Göklerden haber var havada puslu
Hainler kurmuşlar bir hain pusu
Şehitler gidiyor yüzlerde huşu
Mehmetler bitmez vatan bölünmez
Hepsinin anası babası vardır
Gözlerin neden buğulu sevdiğim
Dağları eriten sabrın nerede
Beni sorarsan iyi değilim
Kor misali ateş var serde
Dostlar biriktirmiştim gönül hanemde
Düştüm kapılar kapandı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!