-Yarkın Kaya Anısına-
Beni tehlikeli bilin artık!
bu gece Tolstoy açtım
insan ne ile yaşar
şarkı söylemeyin kaldıramıyorum
-Yarkın Kaya Anısına-
Sen beni hep haberdar ederdin
öyle bir kuş kendini bıraksa
ben seni yine merak ederdim
hayat bizi güneşli bir pazar nasıl inandırdıysa neşeli bir tavla maçına
Kalbimin sen tarafı öyle ağır
hayat ağıttan bir şiirmiş çocuk
gel o zaman birlikte ağlayalım diyen
pis yedili bir cumartesi günü
en acısı son kez sarılamamakmış!
Güneşli günlerden bildim ben seni çocuk
Kırkikindisi yaklaşıyor ömrümün
sadece koca bir hiç düştü payıma bu dünyada
yemliha uykularımdan firar ediyor yüzün
sen unutmak istiyorsun bütün sabahları
ben unutulmak istiyorum yakılmış bir defterde
sular akıyor yatağını bulmuyor be
Beni sevmediğin için bütün bunlar
derme çatma dünya bu yüzden yıkılıverecekmiş gibi
bütün o çevre felaketleri falan
o lanet olası gökdelenler
hep beni sevmediğinden
evet-evet o ayrılık şarkıları
Ölüm diyemem sana
öyle kolay değil
can çekişiyorum
gözlerin bırakmasa gözlerimi
belki yaşayacağım
Ve şimdi üzülme çocuk, boynunu da bükme-
ağladığımızı görmesinler çocuk;
daha da acımasız olurlar!
(İçimdeki Kuşları Vurdular / Son-Savaşta Bir Çocuğa Başka Ne Söylenebilir? )
Nasıl kederleri vardır bazı evlerin
belli bir saatten sonra ayak sesleri kesilir
hıçkırıklar başlar
annesi ağlayan çocukların evinde
sonra ara ara sessizlik çöker
çünkü bir anne için hemen susmayı gerektirir
İçimdeki kuşları vurdular
çocuk da değilim artık!
eteklerimde takılı kaldı uçurtmalar
çocukluğum ağladı ardımdan
ben ağlamadım
ellerimden uçtu gitti gökyüzü
Yağmalanmış baharların gibi öksüz
yarınların var
her şeyden garip
herkesten uzak
bilinmez
ufukların ne getireceği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!