Sen unutabilirsin beni bir mezarlıkta,
Benim sarılıp yalnız bırakmayacağım,
Küçük masum kahve bir çift göz var,
Karanlık soğuk bir odada...
Harabe yorgun bir ruh,
Kayboluyor yorgun bedeniyle,
Çocukluğunun izbe karanlık sokaklarında,
Tanrı'dan saklanıyor,
O da bırakıp sırtını dönmesin diye...
Bu gece bir denize döküldü hayallerim,
Sonsuz güven ummanında esir oldum yalnızlığa,
Ne kelimelerin sihri var artık ne de sarılmaların şifası,
İçimdeki kuşlar bile kanat çırpmıyor umutlara,
Gam, elem ve keder gömleği biçildi yaralı bedenime,
Kalbim kesik ellerimden daha derince,
Gri gecenin görünmeyen bedeni,
Sinseydi üstüne bu şehrin kiri ve pası,
Ancak bu kadar kararırdı yekpare hülyaların...
Sen de isterdin ki sabah olsun,
Gri maviye çalınsın,
Senin gözlerin yüreğimde,
Nasıl zor kendimi alıkoymak senden,
Bir gelsen bir sarılsan şu yüreğime,
Solmuş çiçeklerim yeniden can bulur,
Bir gülsen, bir dokunsan şu tenime,
Ölümü bekleyen ruhum hayat bulur...
Yorgun bir yeni yıl sabahı,
Üzerimde yılgın bir ağırlık,
Tüm acı aşkların yükünü çeken,
Bir vagonlar dizisi ruhumun sırtında,
Ezilen bir de beden var,
Kalbi atmayan bir adamla...
Dallarda yapraklar eksik,
Gelip geçen raylı ıslıklar,
Işıklarda bekleyen korna sesleri,
Suyun sesiyle yürüyen adımlar,
Camekanın önünde bir ben,
Sigaramın külleri paltoma dökülür,
Ben ufak bir çocuğum,
Sabah kahvaltılarını sevmem,
Erken uyanmaları ve akraba ziyaretlerini,
En çok pazar günlerni sevmem,
O günlerin sabahında büyürüm,
Uyanırım sabahları ağzımda ekşi bir şarap tadıyla,
Pencerem açık, keskin bir rüzgar değer bedenime,
Tesir etmez ruhumun üşümesi kadar,
Hele yanında yalnızlık dostu da olunca,
Yalnızlık yüreğime sarılır,
Yürek daha da üşür sarılmak istediği yanında olmayınca...
Sevemedim sensiz bu parke taşlı yolları,
Atılan her adım boşa düşüyor sensiz,
Bir de tepetaklak olma hissi yokluğunda,
En kötüsü de gözlerinsiz...
Çatık kaşların önümde gözlerimin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!