Alın yazısı gibiydi durgun suları üzerinde gölün; rüzgar
Sözün fısıltı olup dört bir yandan seslendiği günün
sonuna doğru,
İki parça bulutun tutsaklığından kurtulup güneş
son bir bakışıyla ısıtmasaydı yüreğimi;
kendimi akşamın alacasına bırakmazdım.
Saat başı öten kuşların uyandırdığı,zamanın kayıkçıları taşıdı beni gölün öbür yakasına,
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime



