kestiremezsiniz düşlerin getirisini,
umulmadık anda dürtülür gülüşünüz…
soğukkanlılık sökmez akışını sıcaklığın
ve her itiraf küçültemez gizemi…
her düşün harcı değil gülüşlerde çoğalmak
ve yürümek kaygısızca şeytanın izinden…
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,




KÖŞE
3.
Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk
Konuştun güneşi hatırlıyordum
Gariptin yepyeni bir sesin vardı
Bu ses öyle benim öyle yabancı
Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı
Dişlerin öpülen çocuk yüzleri
Güneşe açılan küçük aynalar
Sert içkiler keskin kokular dişlerin
İçinden geçilen küçük aynalar
Ve güldün rengarenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı
Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Sezai Karakoç
Der gibiydi şiir...
Tebriklerimle
Şiirlerini özlemişim canım arkadaşım,güçlü kalemini konuşturmuşsun yine...Sen hep yaz olur mu:)
içtenliğimle kutluyorum...sevgiler...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta