Gülünce karagözlerini derinden görüyorum.
Üstelik tatlı bakışların öyle hoşuma gidiyor ki,
Lavların her patlayışında, aşkına yanıyorum.
Bu lav ki, tahammülü çok zor anlar yaşıyorum,
Esen rüzgâr o kadar sert ki, kendime şaşıyorum.
Şu yüreğime dur diyeceğim ama diyemiyorum.
İsmin her aklıma geldiğinde, sana şiirler yazıyorum.
Mahfu perişen halinde beni anarsın belki diyerek,
O geçen güzel günlerimizi de aşk defterine yazıver.
Vakti saatinde beni hepanmanı istiyorum.
Ahuzarımda seni anacağım özleyerek.
2 Temmuz 2010 Cuma
saat 10.00 Çekmeköy
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta