Yıllar perde çekti acılarıma
Güneş her gün selam getirdi senden
Yıldızlar üşüştü gecelerime
Sıcağı belirsiz, ışığı candan
Umutlar kararırken
Perde perde
Çılgın bir karanlık iner
Sana giden yollara
Gidişinin burukluğu çöker
Akşamlara
Hep aynı yalnızlık, hep aynı sızı
Hapsetmişim bir balkona gönlümü.
Ufukta saklanan akşam yıldızı
Alır benden verir ona gönlümü.
Varabilsem bu sevdanın özüne,
Çocukları sevelim
Onlar bizim varımız
Onlarla mutluluğa
Uzansın kollarımız
Çocuk katıksız sevgi
Öğretmenim gülsün yüzün, gül gibi
Sana geldik suya hasret çöl gibi
Her sözünü doğru bildik bal gibi
Her okulsuz çocuk acındır senin
Yürüdü yaşlı çınar
Puslu ufuklarda
Karanlığı boğarak
Ve her gecenin sabahına
Altın tepsi misali
“Düziçi 69 6/A mezunlarına ithaftır.”
Elli sene öncesinde rütbesiz bir neferdik
Bağlasalar dilimizi gerçekleri söylerdik
Adaletin peşi sıra yanılmadan giderdik
Bu mesleğin namusunu korumaya hazırdık
Sinsi bir kış akşamında
Yorgun bir balkonun
Dipsizliğine sığındı gözlerin
Ürkek, yılgın ve yenik
Anladım, başlangıcıydı sonun
Gelincik tarlasında
Her kınalı yaprağa
Birer damla
Çiy tanesi düşmüş gibi
Gönderdeki bayraklar
İrili ufaklı
Kasım’ın 10’u bugün
Gidiyor
Mahşerin en yiğit yolcusu
Gözlerde yaş
Gönüllerde bağımsızlık tutkusu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!