Yürüdü yaşlı çınar
Puslu ufuklarda
Karanlığı boğarak
Ve her gecenin sabahına
Altın tepsi misali
Ak-pak bir kitaptı
‘Adalet’ti adı
Lekesiz ve aydınlık
Binlerce yaprağıyla
Armağan edildi
İnsan soyuna
yorgun karanlığın ortasında
küskün saatlerin suskunluğuna dalmışım
kuru bir ceviz dalı gibi kırmışlar
insanlara güvenimi
şarlatanlar
yalakalar
Güzellik her yerde, görebilirsen
Arının emeği balında güzel
Paylaş güzelliği, bencil olma sen
Koparma gülleri, dalında güzel
“Ben elayım”
diye övünmesi çiğdemin
lalenin
“Neden boynum eğri”
diye sitemi
güzellemedir aslında
Yüce Atam; emanetin çalındı,
Sensiz geçen seksen sene zor bitti.
Adım adım cehalete gelindi,
Yok ettiğin karanlıklar gür bitti.
“Düziçi 69 6/A mezunlarına ithaftır.”
Elli sene öncesinde rütbesiz bir neferdik
Bağlasalar dilimizi gerçekleri söylerdik
Adaletin peşi sıra yanılmadan giderdik
Bu mesleğin namusunu korumaya hazırdık
Sinsi bir kış akşamında
Yorgun bir balkonun
Dipsizliğine sığındı gözlerin
Ürkek, yılgın ve yenik
Anladım, başlangıcıydı sonun
Sen yoksun....
Akşamın gölgesi sinmiş anılarıma
Toz, toprak geçmişim
Rüzgâr süpürüyor umutlarımı
Belirsiz bir yarına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!