Kirpiklerinden sızan, efsunlu bakışa kandım.
Gözlerime hedef eyledim, güzel gözlerini.
Yüreğimdeki tatlı telaşı çocuksu sandım,
Giydim sırtıma, bilmeden, bu ateşten gömleği.
Zülfünmüş meğer meltemlerde burcu burcu kokan,
Çoktan söndürmüşsün sevda ateşini
Bende hâlâ kor var, desem anlamazsın.
Mazideki gibi tutup ellerini
Sensin gönlüme yâr, desem anlamazsın.
Sitem nedir, bilmezmiş gerçekten seven,
Söndü gözlerimdeki amansız umut;
Hayat düştü gönlümden, yoruldum anne.
Tam dağılacak derken başımdan bulut;
Yine aynı yaramdan, vuruldum anne...
Bir sendeymiş merhamet, vicdan tek sende;
Kasvetli, soğuk bir kasım akşamı,
Gelmişim dünyaya, gelmez olaydım.
Neye uzandıysam hep uzaklaştı,
Hiçbir şeye gönül vermez olaydım.
Kahır büyür gönlümde günden güne,
Böyle akıp gitmez sonsuza kadar,
Benim de saatim duracak bir gün.
Nasılsa her şeyin nihayeti var,
Benim de saatim duracak bir gün.
Hiçbir tabib buna çare değildir;
Ağaçları titreten deli ayazında,
Rüzgârın uğultusu kulaklarımda
Islıkla adımladığım, ellerim ceplerimde;
Şimdi sarı yapraklar örtmüştür
Arnavut kaldırımlarını, üşümesin diye...
İnceden, usul bir yağmur
Ben seni görmeden sevdim;
Ellerin değmeden ellerime,
Gözlerin gözlerime...
Gururumdur, solumda sızını taşımak;
Ne vakit sevdadan söz açılsa,
Karanlık bir sisler ormanında
Şaşırıp kalmayan bilmez halimi,
Sen de yâd gözlerle bakma cananım.
Senin yoluna döndürsene beni,
Ömrümü hasretle yakma cananım.
Gönlümü bağlamışım saçlarına,
Sihirli bir değneğim olsa da şimdi,
Çevirsem, bu askerler gider mi anne?
Ben fedâ eylesem bu küçük bedeni,
Bu ahlâksız zulümler biter mi anne?
Çok istemem, yalnızca bir hakkım olsa,
Gömülüp kalmış ölü toprağına,
Herkes nasıl düşkün öz rahatına...
Şaşırdım gidişin saçmalığına,
Bu nasıl bir dumur, atlatamadım...
İflâh olmaz bir düş, takılıp kaldım;




-
Melih Okur
-
Melih Okur
Tüm YorumlarHocam severek okuyoruz
Hocam severek okuyoruz