Ne adımı bilsinler ne bilinsin bedenim.
İstemem bilinmesin unutulsun ben neyim.
Ne arzum var ne derdim ne kullardan efendim.
Gönlümü yaktı ateş, anlamı yok dumanın.
Yolum düştü gurbete faydası yok durmanın.
Hazırlayın atımı, bu dem gitme vaktidir.
Çok fazla oyalandım, kapı çalmak üzere
Hazırlayın atımı, yol uzun, zahmetlidir.
Dizlerimin dermanı artık bitmek üzere.
Heybem boş, azığım yok, bineğim de eyersiz.
Hiçbir şeyi görmesin, tek seni görsün gözüm.
Ellere kapansın da sana açılsın gönlüm.
Ruhum aşkına kansın, aşkın dünyamı sarsın.
Benliğim hep boşalsın, seninle dolsun özüm.
Öyle bir zaman ki, ahire benzer
Kanat taksa keler, ankaya benzer.
Sarıya boyansa yerdeki çamur
Hükümdar başında sorguca benzer.
Horlanır itilir değerli alim.
Cihazlar hep sarmıştı, dört bir yanını.
Hastane odasında, yoğun bakımda.
Hüzünle ölçüyordu bütün anını
Hazırlıyordu seni uzun bir yola.
Nasılsın diye sorduk, çok şükür dedin.
Gelme diyorsan gelmem
Ne gönlünü kırarım ne kapını
Çöpe de atmam hatıranı
Koyarım sineme
Çeker giderim.
İzanı olmayan zan ile yaşar
Mizanı bozulan gam ile yaşar
Arını kaybeden neylesin ömrü
Yüreği taş olan beyhude yaşar.
Yaş olmayan gözde bakış olur mu?
Akılla ger ve çek; işte yalın gerçek.
Germekle çekmek kolay, bilmek ise zordur.
Bilgi, sancıdır rahminde aklın; ağlayan bir bebek.
Cahile hayat kolay, bilene zordur.
Bilgi ağır yüktür, dağlar küçük, o büyüktür.
Bir bilgeyle karşılaştım
Her soruma soru kattım
Hepsine cevap bulmadı
Bir cahille karşılaştım
Tek bir şey soracaktım
Çöplüklerde arılar,
Efsunludur kovanlar
İçinde vızıltılar
Petekleri hep hayal
İçi ya zehir ya bal
Tadılmasa kim bilir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!