güneş henüz aşmıştı
akşam yeni başlamıştı
bir gül yine feryada başlamıştı
akşamın o saatlerine
sanki alışamamıştı
hasretinle yandım yandım yandım serçem
küle döndüm savruldum ben
savruldum savruldum savruldum serçem
serin seher yeli idin sen
deli poyrazlara döndün
döndün döndün döndün serçem
arzu halimyazdım seher yeline
götürüp versin diye nazlı yarime
oda yakalandı soğuk zemheriye
dondu dağ başında buza dönüştü
uğradım bağlara gonca gül yanına
ey varlık
ol hikmetin varısın
bilki varın nurusun
gerçeğinle durursun
hakikatın arardın
çalsın aşkın sazı dostum kederli
sıkılıyor ruhum gönlüm efkarlı
açılmamış güller bülbüller dertli
dertli dostum dertli yüreğim dertli
efkarım kederim o nazlı yardan
Aşkın esas özünde oluş aşkı verip yaşatanda yok olup var oluştur
sahiplenmek türlü çeşittir el koymak hükmetmek bağlamak enğellemek v,s v,s
peki şimdi bütün bunların yok oluşla bir bağlantısı kurulabilirmi
yok olup var oluşa ne kadar ters değilmi dolayısıyla aşkın esas özüyle
sahiplenme apayrı durumlardır bu sahiplenme benin eğoizmiyle
on dokuz mayıs bin dokuz yüz on dokuzda çıktı samsuna
ülkenin istikbalini ülkenin kurtaracağını ilan etti halkına
bir güneş gibi doğarak vatanın o anki kara bahtına
son verdi yenilğiyi kabullenen saltanatın tahtına
amasyada yayımladı genelğeyi
dertlerin durağı oldum
dertli dertli ötme bülbül
sevda yelleriyle dondum
sevgiliden bahsetmeyin
kabuslarla günüm geçer
Hasretin tohumlaşıp kök salarak filizlendiği
yürek yaraların oldumu hiç
anıların parça parça bölündüğü
hayel merceğinden mazilere daldığın ya
yada gün aşarken uzaklarda
ufuktaki manzarada kaybolduğun
ayın on dört hali yüzde güzellik
ahu ceylanlara benzer gözde özellik
güzellikle dolu güzellik bedende fizik
bir deryasın güzellikte sen güzel kadın
görse gök kuşağı güzelliğin kıskanır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!