Ahmet Çelik Şiirleri - Şair Ahmet Çelik

Ahmet Çelik

Bizler, gelişimizle çokca ağladık
Viran olan yere, gönül bağladık
Acıya hasrete yürek dağladık
İnsandaki hayâl, dün bugün yarın.

Uyanık durur da, sonra yatarız

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Barınağım olunca otla örülmüş sazdan
Baharı yaşarım hep haberim yoktur yazdan
Dosdoğru dururum ben hazlanmam asla nazdan
Topladığım gıdamı taşırım hırıl, hırıl

Dolaşırım etrafı kimseden korkum olmaz

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Tüm nehirler ummana çağlayarak aksa da
Serilerek yerlere toprak gibi baksa da
Bu sevdanın firakı ciğerimi yaksa da
Ey güzeller güzeli sana canım demişim.

Mesafeler önemsiz ayrılık tek milimde

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Bir köşeye sinerek varken yok sanılıp
Doğru orta yerdeyken yanlışa yanılıp
Issız dağda tepede rüzgârla anılıp
Ağlamak istiyorum derdinle her gece.

Boyalı resimlere bazen su dökülür

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Cenabı Hak kendini her zerrede aratmış
Tohumla elendiğin elek değil saratmış
Böyle güzel mahlûku ibret için yaratmış
Sanki bin asra sığdı senin azın kelebek.

Geleceğe hazırlık hakkındaki tek karar

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Erken öten horozla gün yukarı yekindi
Beden salda yüzerken ruh gitmeye çekindi
Ah vah para etmiyor ömür artık ikindi
Maksat farklı biçimde kısacık akıl turu.

İtaatsiz dolaşır beynimde büyük ordum

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Bedenimi ateşin sıcaklığı sarınca
Bu kutsal yolculukta rehber oldu karınca
Teselli ve umutla divanına varınca
Sev diyorsun Cananım seni nasıl seveyim?

Özgeçmiş dedik önce değişti oldu sivi

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Dört mevsim miski amber kokulu sineye
Kalbimdeki şuradan şan diyesim gelir
Karşılıksız aşk verip doğuran anneye
Ödül sunsun Yaradan can diyesim gelir.

Gövdeyi dalı bilmez armut gibi sarkar

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Papatyaya eş renkler su gibi dalgalanır
Çukurova tablosu kar yağmış algılanır
Sanki yazı yabanda bir konser sıralanır
Kimisi pampal pampal kimi çıtırık açar.

Haziranla temmuzda sap taşıdı çetenler

Devamını Oku
Ahmet Çelik

Bir deli rüzgâr esti gönlüme od atarak
Perişan etti halim aşa ağu katarak
Kanatan dikenleri bir çıkıp bir batarak
Ahh Leyla diyemeden ne yol kaldı ne de çöl.

Uzaklarda arayıp macerayı severdi

Devamını Oku