Sen,
kalın kabuklu dallarında
paslı ampüller gibi sallanan çaputların yanında
mutlu çocukluğumun asılı olduğu ahlat ağacı!
Sarıkız Deresi’nde kilim yıkarken
kara kaşlı
ve belik saçlı ablalar,
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Gönül rahatlığı ile çok güzel diyebileceğim bir şiirdi...Zaten bu kaday duygu yüklü bir şiire başka ne denilebirki? Ahlat ağacı kadar güzel kaleminizin hep yazması dileği ile. saygılar sunuyorum.
Neresinden bakılırsa bakılsın 'Tam bir ŞİİR'
Güzel yüreğinizi,güçlü kaleminizi kutlarım.
En beğendiğim Şiirlerin bulunduğu özel sayfama alıyorum.
10 tam puan ve saygılarımla
kurumuş dallarına
en modern makinelerin tezgahından çıkmış
rengarenk çaputları
o zaman bağlarım!
sen ağlama
ben ağlarım!
,
öyle ya bizler umut insanlarıyız...herşeyden birşeylerden birşeyler bekliyor ve hayal ediyoruz değerli hocam acı olanda anıları yok etmek sizce anılar kalırmı yüreğimizde başka bizi biz yapan duygular nasıl yok edilir...hele bir ağaca kıyım ne kadarda acı...kaleminize sağlık...
Köyümün çeşmesini özledim şimdi...Bir de yanık kokusunu!Şiirinizle bezendi düşü...Tebrikler!Saygılar!
Okundukça güzelleşen bir şiir .Sevgi ve saygılarımla.
yüreğinine sağlık harika bir şiir kalemin daim olsun saygı ve sevgillerimi iletiyorum
şefik aydemir.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta