Ahir-i Zaman Şiiri - Şebap Teker

Şebap Teker
1962 yılında Diyarbakır ili, Lice Doğumlu
247

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Ahir-i Zaman

Umut zemheriye sarılmış
Ar ve namus, köle pazarında
Değerler haraç mezat
İnsanlar ise sindirilmiş,
Kimisi tırsak
Kimi duyarsız
Kimi biçare,
kimisi de ahmak cinsinden

Cesaret sahipleri kayıp, esir ve tutsak
Kaybolmaya yüz tutmuşlar, sistemin dişlilerinde

Zaman hırsızların, namussuzların zamanı
Dürüstlük enayiye çalmış tarifleri
İş bilmez olmuş adları
Ne duyan var, nede duyarlı bir tek insan

Hırsızı, namerdi iş bilire çıkmış adları
Ayılmıyor damarındaki sarhoş kanları
Her gün biraz daha batmaktayız
Olumsuzluklar dört bir koldan kuşatmış insanları

Ülkemde de aynı nakarat

SİYASET:

Siyaset sahnesi savaş alanı
- Beş koldan saldırır olmuş bir inatçı keçi
Ve yaptığını da bilmez bir halde
- Güvercinler meçhule kanat çırpar durur, pervasız ve gücü yetmez bir halde
- Hilaller sönmüş sanki, karanlıklara çalmış rengini, olup bitenden sanki bi haber.
- Zeytin dalları barıştan uzak, meçhule uzanmış dalları
- Kimileri de kendi dişlileri arasında erimekte aynı kalıp aynı nakarat, Gelişmekte olan dünyayı görmezde, ve geçmişlerinden de ders çıkartmadan
- Güller de her gün kan damlamakta, tükenmekte olan bedenleriyle, ve isteklerini anlatmaktan uzak, her gün biraz daha karanlığın kuytusuna sürüklenmekte,
Yahu kalmadı mı bir duyarlı insan
Kalmadı mı anlata bilecek bir lisan

EĞİTİM:

Eğitim yuvaları birer rant tekesi sanki
Eğitimcilerin kimi duyarsız
Kime çabasız
Kimi ay başını düşünürken
Kimi gününü gün etmekte
Ve geleceğe olan umutlar tükenmekte

Öğrenciler hayal aleminde
Dünyayı görmekteler tozpembe
Sorumluluğun zerresi yok
Kime emanet bu vatan bu ülke

YARGI:

Yargıyı sorarsanız, yargısız infazda
Kimine yağlı ilmik, kimine gül
Kimine şirinlik, kimine kul köle
Kimine de Aslandan bir paça sanki

Bir yanda suçsuzca bir hüküm ve neticesinde Pardon kusura bakma ile biten son
Bir yandan da bir Kğ, Baklava uğruna dokuz yılık bir hüküm
Bir yandan da bankaları soyanların dışarıda cirit atıkları ve kendilerine taktire şayan

BASIN:

Televizyon kanallarına bakamaz olduk
Ahlaksızız lığın biri bin, hangi kanala bakarsan bak, hepsi aynı telden, Kim kime, dum duma
Tele vale ve magazin, Kimin eli kimin cebinde
Kimin kime bilmem ne…?
Gazeteler muhabbet telalığına soyunmuş
Pazarlanmakta sanki bedenleri çarşaf, çarşaf
Yalan haberlerin hadi hesabı yok
Ne ahlak bıraktılar toplumda ne de ar
Sazlar aynı telde, aynı nakarat,
Makarası sarılmış kaset misali

UMUT:

Umut hasret söküyor en derinden
ve melul melul, kaderine terk-i hal
bak meçhule sürüklenmekteyiz dostlar
Karalığın zifirisine doğru

Muhalefet yersiz yurtsuz ve yetik, bilinçsizce bir uğraş
Kimileri bilmem ne ister insanların
Giyiminden
Kuşamından
Fikrinden
Zikrinden
Hani özgürlük vardı?
Kimi mini etektli, kimi donsuz, ki üryan
Kimi erkekliği ayaklar altında, gezinir küpesiyle
Kimi renga renge bürümüş saçlarını
Ama ne gören var, nede haklarında söylenecek tek bir kelam

Yalnız tüm bakışlar başlardaki bez parçasına odaklanmış
Sanki yok sayılmakta inançlar
Üç beş bilmeze inat, kurban vermekteyiz mazlumları

Bense her gün kahroluyorum öylece durdukça
Elim kolum bağlanmış, sanki elden bir şey gelmez oldu.
Sadece yazmaktayım ben
Bununda başıma bir şey getireceğinden korkarak
Ve Korkunun ecele faydasının olmadığını bilerek

Umut zemheriden kurtulmayı bekliyor yine
Sabırla ve bir umutsuzca.
03.03.2008

Şebap Teker
Kayıt Tarihi : 4.3.2008 22:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Askeri Budak
    Askeri Budak

    Helal olsun. Çok harika tahliller yapmışsınız. Şiiri siz üstatlardan öğrenmeye çalışacağım için heyecanlıyım. Selam ve saygılarımla.

    Cevap Yaz
  • Gulnare Leman
    Gulnare Leman

    TEBRİK EDERİM .ÇOK ANLAMLI GÜNDEMDE OLAN HAKİKATLAR .KALEMİNİZ VAR OLSUN. SAYĞIYLA

    Cevap Yaz
  • Nuray Ülker
    Nuray Ülker


    Kıyamet alametleri 1
    Fitne, fesat saracak
    Selam, kelam menfaate dayanacak
    İlk şeytanın kullandığı ırkçılık saracak
    Nice canlar bu uğurda yanacak

    Onursuz, ahlaksız, sevgisiz kalanlar
    Toplumun gözünde şöhret olacaklar
    İlişkileri belirleyecek olan çıkarlar
    Anaya-babaya isyan, yabancı olacak akrabalar

    Çoğalacak boşanmalar, artacak zinalar
    Erkek kadın belli olmayacak, şaşıracaklar
    Bataklıklarda zevk arayacaklar
    Kulluğu unutup dalgaya alacaklar

    Aileler bile maddiyatla ayakta duracak
    Herkes maddiyata tapar olacak
    Savaş, terör, kargaşa yoğunlaşacak
    Ölümler, katliamlar yaygınlaşacak

    Fakirlik çoğalacak, açlık artacak
    Cimrilik-hırs artacak, helal kazanç zorlaşacak
    Bazıları dinlerini çıkarlara satacak
    Bazı büyük şehirleri felaketler saracak,yaşanılamayacak

    Depremler çoğalıp, şehirler batacak
    Çevre felaketleri artacak
    Canlılar, bitkiler pislikten yok olacak
    Güvenilir dost, ehil çalışan kalmayacak
    Bundan sonra büyük alametler başlayacak
    5.7.2007 nuray Ülker

    not:hadislerden günümüze yansıyanlar

    tebrikler üstadım sizi şiirimle destekliyorum

    Cevap Yaz
  • Fatma Pampal
    Fatma Pampal

    Umut zemheriye sarılmış
    Ar ve namus, köle pazarında
    Değerler haraç mezat
    İnsanlar ise sindirilmiş,
    Kimisi tırsak
    Kimi duyarsız
    Kimi biçare,
    kimisi de ahmak cinsinden

    Cesaret sahipleri kayıp, esir ve tutsak
    Kaybolmaya yüz tutmuşlar, sistemin dişlilerinde

    Zaman hırsızların, namussuzların zamanı
    Dürüstlük enayiye çalmış tarifleri
    İş bilmez olmuş adları
    Ne duyan var, nede duyarlı bir tek insan

    Hırsızı, namerdi iş bilire çıkmış adları
    Ayılmıyor damarındaki sarhoş kanları
    Her gün biraz daha batmaktayız
    Olumsuzluklar dört bir koldan kuşatmış insanları

    Ülkemde de aynı nakarat

    SİYASET:

    Siyaset sahnesi savaş alanı
    - Beş koldan saldırır olmuş bir inatçı keçi
    Ve yaptığını da bilmez bir halde
    - Güvercinler meçhule kanat çırpar durur, pervasız ve gücü yetmez bir halde
    - Hilaller sönmüş sanki, karanlıklara çalmış rengini, olup bitenden sanki bi haber.
    - Zeytin dalları barıştan uzak, meçhule uzanmış dalları
    - Kimileri de kendi dişlileri arasında erimekte aynı kalıp aynı nakarat, Gelişmekte olan dünyayı görmezde, ve geçmişlerinden de ders çıkartmadan
    - Güller de her gün kan damlamakta, tükenmekte olan bedenleriyle, ve isteklerini anlatmaktan uzak, her gün biraz daha karanlığın kuytusuna sürüklenmekte,
    Yahu kalmadı mı bir duyarlı insan
    Kalmadı mı anlata bilecek bir lisan

    EĞİTİM:

    Eğitim yuvaları birer rant tekesi sanki
    Eğitimcilerin kimi duyarsız
    Kime çabasız
    Kimi ay başını düşünürken
    Kimi gününü gün etmekte
    Ve geleceğe olan umutlar tükenmekte

    Öğrenciler hayal aleminde
    Dünyayı görmekteler tozpembe
    Sorumluluğun zerresi yok
    Kime emanet bu vatan bu ülke

    YARGI:

    Yargıyı sorarsanız, yargısız infazda
    Kimine yağlı ilmik, kimine gül
    Kimine şirinlik, kimine kul köle
    Kimine de Aslandan bir paça sanki

    Bir yanda suçsuzca bir hüküm ve neticesinde Pardon kusura bakma ile biten son
    Bir yandan da bir Kğ, Baklava uğruna dokuz yılık bir hüküm
    Bir yandan da bankaları soyanların dışarıda cirit atıkları ve kendilerine taktire şayan

    BASIN:

    Televizyon kanallarına bakamaz olduk
    Ahlaksızız lığın biri bin, hangi kanala bakarsan bak, hepsi aynı telden, Kim kime, dum duma
    Tele vale ve magazin, Kimin eli kimin cebinde
    Kimin kime bilmem ne…?
    Gazeteler muhabbet telalığına soyunmuş
    Pazarlanmakta sanki bedenleri çarşaf, çarşaf
    Yalan haberlerin hadi hesabı yok
    Ne ahlak bıraktılar toplumda ne de ar
    Sazlar aynı telde, aynı nakarat,
    Makarası sarılmış kaset misali

    UMUT:

    Umut hasret söküyor en derinden
    ve melul melul, kaderine terk-i hal
    bak meçhule sürüklenmekteyiz dostlar
    Karalığın zifirisine doğru

    Muhalefet yersiz yurtsuz ve yetik, bilinçsizce bir uğraş
    Kimileri bilmem ne ister insanların
    Giyiminden
    Kuşamından
    Fikrinden
    Zikrinden
    Hani özgürlük vardı?
    Kimi mini etektli, kimi donsuz, ki üryan
    Kimi erkekliği ayaklar altında, gezinir küpesiyle
    Kimi renga renge bürümüş saçlarını
    Ama ne gören var, nede haklarında söylenecek tek bir kelam

    Yalnız tüm bakışlar başlardaki bez parçasına odaklanmış
    Sanki yok sayılmakta inançlar
    Üç beş bilmeze inat, kurban vermekteyiz mazlumları

    Bense her gün kahroluyorum öylece durdukça
    Elim kolum bağlanmış, sanki elden bir şey gelmez oldu.
    Sadece yazmaktayım ben
    Bununda başıma bir şey getireceğinden korkarak
    Ve Korkunun ecele faydasının olmadığını bilerek

    Umut zemheriden kurtulmayı bekliyor yine
    Sabırla ve bir umutsuzca.


    BAŞTAN SONA HAKLI BİR PAYLAŞIM

    HERŞEYE ÖNCE KENDİMİZDEN BAŞLAYALIM Kİ ÖRNEK TEŞKİL EDİP ÇOĞUNLUĞA ZEMİN HAZIRLAYALIM.

    CANİ GÖNÜLDEN KATILIYORUM BAŞARILI ANLATIM AKTARIMA

    KUTLARIM
    TAM PUAN VE
    SAYGILAR

    Cevap Yaz
  • Mücella Pakdemir
    Mücella Pakdemir

    Bazı ortamlarda çok güzel insanlar görüyorum. İçime huzur doluyor, geleceğin güzel günlerine inancım tazeleniyor. Bazı ortamlarda ise içimi karartan tablolar ve çirkin insan manzaralarına şahit oluyorum. Allah iyilerin sayısını arttırsın diye dua etmekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Ellerimiz, kollarımız bireysel olarak her yere uzanamaz ki. Biz kendimizi kavi tutalım , doğru yoldan ayrılmayalım, iyiyi kollayıp, kötüyü kınayalım. Duyarlı birisi olarak gönlünüzden kopan dizelerinizi kutluyorum.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (33)

Şebap Teker