Nice savaşların, yenilgilerin olgunlaştırdığı yapraklar...
Kendi rüzgarını güneşte dolaştıran kıpır kıpır yaprakları içimizin.
Sonbaharın kapısını gümüş dallarıyla aralayan iki ağaç gibi sarıldık
tanyerinin göğsüne...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Sayın Erginbay. şiirinizi ilk kez okuyorum. tarzınızı cok sevdim
arthur rimbaud'un 'illuminations'unu anımsattı cumleleriniz..
ormanlarla ilgili bir şiir de ben eklemek isterim:
-
TASASIZ GENÇLİĞİNDEN KAYIN DALLARINA TIRMANIŞ
İşte bir kez daha kayın dallarından sallanıyorum
Ve o günlere geri dönebileceğimi umuyorum
Bir kayın ağacına tırmanırken ölmek isterim
Kar beyazı gövdesinden cennete doğru tırmanır gibi
Öyle ki,ağaç sonunda taşıyamayıp tepesini eğerek yeniden aşağı indirmeli beni
O zaman,gitmek de dönmek de güzel olur
Ve adım 'kayınlarda sallanan' olarak kalır.
HERE ON EARTH filminden (Robert Frost)
O ormanda...
düşlerin sözdoğumuna sımsıcak sarılı ne çok sarmaşık..
her mısra ayrı güzel...
kutlarım....
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta